YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/211
KARAR NO : 2023/1885
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3388 E., 2022/2812 K.
vekilli Avukat …
DAVA TARİHİ : 14.12.2021
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/485 E., 2022/372 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esasten reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.08.2002-01.02.2016 tarihleri arasında zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ve kurum kayıtlarının düzeltilmesine, SGK’ya 16.08.2021 tarihli başvuruları doğrultusunda, 7326 sayılı Yapılandırma Kanunu gereğince müvekkilinin 03.08.2002-01.02.2016 tarihleri arası borçlarının yapılandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde; davanın usule ve yasaya aykırı olup reddi gerektiğini, davacı vekilinin 7326 sayılı Kanundaki lehe hükümlerden yararlanma hakkının saklı tutulmasını talep ettiğini ancak 7326 sayılı Kanun’dan yararlanmak için borcun 30.04.2021 tarihinden önce tahakkuk etmesi gerektiğini, davacının bu tarihlerde sigortalılık süresinden kaynaklanan prim borcu bulunmadığından talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının müvekkili Kuruma ibraz ettiği belgelerin incelenmesinde; ilk tevkifatının 20.07.2002 tarihinde yapıldığının tespit edildiğini, davacının ilk kesintisinin 20.07.2002 tarihli olması sebebiyle 2926 sayılı Kanun’a göre 01.08.2002 tarihi olarak sigortalılık tescilinin yapılabildiğini, ancak davacının 02.03.1999-02.08.2002 tarihlerinde 1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalılığının bulunduğunu, davacının 01.08.2002 tarihinde 1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalılığı bulunduğundan davacının talebi doğrultusunda işlem yapılamadığını, davacının 20.07.2002 tarihli tevkifatı dışında başka bir tevkifatı bulunmadığından 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tescilinin yapılamadığını, Kurumun 2013/11 sayılı Genelgesi’nin “Tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması ve bildirimi” başlıklı “Ancak, mülga 2926 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde kuruma kayıt ve tescili yapılmamış ve bu teblif uyarınca sattıkları ürün bedellerinden 01.04.1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin, tevkifatın yapıldığını da gösteren belgeleri eklemek suretiyle Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat tutarının kuruma intikal etmesi koşuluyla, tevkifat yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalıkları başlatılır.” hükmü gereğince davacının taleplerinin Kurum tarafından reddedildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemin usule ve kanuna uygun olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı, sigortalılığının tespiti talep edilen 03.08.2002-01.02.2016 tarihleri arası dönemin sonrasına rastlayan 20.08.2021 tarihinde ilk olarak tarım sigortalılığının kayıt ve tescili talebinde bulunmuştur. Buna göre davacının talebi, tarım sigortalılığının geriye dönük olarak tespitine yöneliktir. Şu halde, davacının tarım sigortalılığının tespiti; tescil başvurusu, iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır. Davacının 2002/07 ayında tarımsal ürün satışı sebebiyle prim tevkifinin yapıldığı, söz konusu prim tevkifinin de Kurumun kayıtlarına intikal ettiği anlaşılmaktadır. Belirtilen tevkife istinaden davacının tevkif tarihini takip eden ayın başından tevkifin yapıldığı sonuna kadar geçen 01.08.2002-31.12.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulü gerekmektedir.
Davacının prim tevkifine istinaden sigortalılığının başlatılması gereken 01.08.2002 tarihinde, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olması karşısında, “çifte sigortalılık” yasağı sebebiyle, bu tarihte sigortalılık tescili yapılamaz ise de bu husus geriye kalan sigortalılık sürelerinin tesciline engel oluşturmaz. Zira davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının sona erdiği 02.08.2002 tarihi itibarıyla prim tevkifine istinaden halen tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinden belirtilen tarihi takip eden 03.08.2002 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlatılarak yılın sonuna kadar devam ettirilmesi gerekir.
Öte yandan, 5510 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin 1 nci fıkrasının (b) bendinde, “…tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, bir yıl içinde bildirilmesi halinde kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten …itibaren başlar.” denilmiştir. Davacının … Ziraat Odası nezdinde 22.12.1999 tarihinde başlayan meslek odası kaydının 19.02.2016 tarihinde sona ermiş olması sebebiyle, Kuruma bildirildiği 20.08.2021 tarihi itibarıyla kaydın başladığı tarihten itibaren yasada öngörülen bir yıllık süre sona ermiş olup başvuru tarihinden önce kayıt sona ermiş bulunmaktadır. Hal böyle olunca, davacının meslek odası kaydına istinaden tarım sigortalılığının tesciline olanak kalmamıştır. Yasa hükümleri çerçevesinde, davacının sigortalılığının tespitine karar verilen 03.08.2002-31.12.2002 tarihleri arası döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirilecek prim borcu, 2021 yılı Nisan ayı öncesi aylara ilişkin olup 7326 sayılı Kanun’un 7/1-a bendi kapsamında kalmaktadır. Ayrıca davacının Kanunda öngörülen sürenin sona erdiği 31.07.2021 tarihinin öncesine rastlayan 20.08.2021 tarihinde anılan Kanuna dayalı olarak yapılandırmadan yararlanma talebiyle başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekten, davacının yasal süresi içerisinde davalı Kuruma başvuruda bulunduğu hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Öte yandan, eldeki davada tespiti talep edilen davacının 03.08.2002-31.12.2002 tarihleri arası sigortalılık süreleri, başvuru tarihi itibarıyla kayıt ve tescil edilmemiş olduğundan yapılandırmaya dahil edilmemiş ise de yukarıda açıklanan kabule göre davacının söz konusu sigortalılık sürelerinin tescili gerektiği belirgindir. Bu bağlamda, mahkememizin kararı, var olan sigortalılık sürelerinin tespitine yönelik olduğundan tespitine karar verilen sigortalılık sürelerinin davacının yapılandırma başvurusunda bulunduğu tarih itibarıyla var olduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, davacının başvurusu doğrultusunda, tespitine karar verilen sigortalılık süreleri sebebiyle tahakkuk ettirilecek prim borcunun da 7326 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yapılandırılması yasal zorunluluktur.
Açıklanan sebeplerle; “davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 03.08.2002-31.12.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, bu doğrultuda kurum kayıtlarının düzletilmesine, davacının, davalı Kuruma yaptığı 16.08.2021 tarihli başvurusu doğrultusunda tespitine karar verilen sigortalılık süreleri sebebiyle tahakkuk ettirilecek prim borçlarının 7326 sayılı Kanun gereğince yapılandırılmasına, fazlaya ilişkin süreler yönünden davacının taleplerinin reddine,
” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dinlenen tanıkların iddialarını doğruladığını, davacının 2002 yılından bu yana çiftçilik yaptığını beyan ettiklerini, müvekkilinin tarımsal faaliyetinin süreklilik gösterdiğini kanıtlanmasına rağmen kısmen kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığını, 03.08.2002-01.02.2016 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalısı kapsamına alınması gerektiğini bu nedenlerle kararın kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının 01.08.2002 tarihinde 1479 sayılı Kanun’a tabi olması nedeniyle hizmet verilemediğinin tespit edildiğini Kurum kayıtlarının esas olduğunu, mahkemece davacının 7326 sayılı Kanun kapsamından faydalanmasına karar verilmişse de bu yönüyle kararın yerinde olmadığını, kuruma yüklenecek bir kusurun bulunmadığını bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının teslim ettiği ürün sebebiyle Temmuz 2002 döneminde Bağ-Kur prim tevkifatı yapıldığı, dosyada mevcut TMO Denizli Başmüdürlüğünün yazısı ve ekindeki alım fişinden anlaşılmaktadır. Bu duruma göre davacının öncesinde 1479 sayıl Kanun kapsamında sigortalı olması ve talep durumu gözetilerek Tarım Bağ-kur sigortalılığının 03.08.2002 tarihi itibari ile başlatılması yerindedir. Talep geriye dönük tescil ve tespit isteminden ibaret olup, tescil başvurusu, prim ödemesi ve/veya tevkifat bulunmadığından davacı daha fazlasını kanıtlayamamıştır. Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince her iki tarafında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı …’in 03.08.2002-01.02.2016 tarihleri arasındaki kurum tarafından kabul edilmeyen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespit ve tescili ile bu süreler yönünden tahakkuk ettirilecek prim borcu yönünden 7326 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanma hakkının saklı tutulması taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 5510 sayılı Kanun’un geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…
.