YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8094
KARAR NO : 2023/3855
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
ESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında atılı suçtan mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.04.2012 tarihli ve 2011/2251 Soruşturma, 2012/299 Esas, 2012/164 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Yalvaç (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 23.05.2013 tarihli ve 2012/182 Esas, 2013/298 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir.
3.Dairemizin 17.10.2019 tarihli ve 2015/6280 Esas, 2019/9837 sayılı Kararı ile Yalvaç (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 23.05.2013 tarihli ve 2012/182 Esas, 2013/298 sayılı Kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4.Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2019/929 Esas, 2020/612 sayılı Kararı ile sanık …’nin zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereğince 337 tam gün karşılığı olmak üzere neticeten 11.110,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık …’nın ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafiinin temyizi, sanığın zorunlu işler için söz konusu işçileri çalıştırdığına, kimseye menfaat sağlamak kastının olmadığına, beraat kararı verilmesi, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2.Katılanlar vekilinin temyizi, sanık … hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine ve sanık …’ya isnat edilen eylemlerin sübut bulduğuna,
3.O yer Cumhuriyet savcısının temyizi, sanık …’ya isnat edilen eylemlerin sübut bulduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde Özbayat Belde Belediye Başkanı olan …’nin, personel istihdamındaki kısıtlayıcı hükümleri dolanarak bir kısım şahısların 5 ay 29 günlük sürelerle geçici işçi olarak istihdam edilerek kendilerine bu statü gereği ödeme yapılmasından sonra, kalan günlerdeki çalışmalarının karşılığı olarak onlara belirli bazı işlerin yapılması karşılığı gösterilmek suretiyle mali hizmetler müdür vekili olan sanık …’nın düzenlediği harcama pusulaları ile ödeme yapıldığı ve bu şekilde görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiası ile zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmaları talep edilmiştir.
Mahkemece; sanık … hakkındaki iddiaların sübut bulduğu kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine, sanık …’nın ise belediye başkanı olan sanığın ve belediye meclisinin kararlarını uyguladığı, işçilerin giriş çıkışlarında yetkisinin bulunmadığı ve oluşan zarardan sorumlu olmayacağı kabul edilerek beraatine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1.Sanık …’nın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2.Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; sanığın aşamalardaki savunmalarında, sürekli işçilerin hafta sonu ve resmi tatil günlerinde çalışmaması nedeniyle geçici işçilere öncelik verilerek harcama pusulası ile ödenen ücret karşılığı işçi çalıştırıldığını savunması, sürekli işçilerin işten çıkarılmasının dava konusu olmadığı ve sürekli işçilerin de harcama pusulası ile ücreti ödenen işçilerin çalışmadığına dair bir beyanlarının bulunmadığı ile ödenen ücretler karşılığı fiili çalışmanın yapıldığı nazara alındığında, objektif cezalandırma koşullarının ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmolunan 337 tam gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği bir tam gün karşılığının 30,00 TL’den adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası sonucu 10.110,00 TL yerine 11.110,00 TL olarak fazla cezaya hükmedilmesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen “giderilmesi gereken zarar” kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, dava konusu olayda ise fiilen çalışan işçilere ödenen ücretin kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, kayden sabıkasız olan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendinde düzenlenen “kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları” irdelenerek suç işleme eğiliminin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “katılan kurumun zararını karşılamaması göz önüne alındığında” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükmü yönünden
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2019/929 Esas, 2020/612 sayılı Kararında katılanlar vekili ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2019/929 Esas, 2020/612 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.