Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/1701 E. 2023/1781 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1701
KARAR NO : 2023/1781
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki bankacılık işleminden kaynaklanan alacak davasında yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı banka vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankanın teşvik ve yönlendirmesi ile 22.11.1999 tarihinde vadeli olarak yatırmış olduğu paranın, dava dışı Egebank Off Shore Ltd. adlı KKTC’de kurulan paravan banka hesabına aktarıldığını, 21.12.1999 tarihinde Egebank yönetimine el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetiminin Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildiğini, banka yönetimine el konulmasından dolayı paranın müvekkillerine ödenmediğini iddia ederek müvekkilleri tarafından davalı bankanın … Ankara Şubesi’ne yatırılan toplam 30.033,74 USD paranın davalı bankadan hükmen tahsiline, paranın bankaya yatırıldığı 22.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesine göre temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili, hisse devir tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanabilecek her türlü borcun TMSF tarafından üstlenilmesi sebebiyle ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun (5411 sayılı Kanun) ilgili maddeleri ve TMSF’nin taraf olduğu sözleşmeler uyarınca müvekkilinin sorumlu olmadığını, davada müvekkili bankanın değil hisse devir sözleşmesinden önceki işlemlere ilişkin borçları TMSF’nin üstlendiğini ve hisse devir sözleşmesinden önceki işlemlere ilişkin borçların yasa gereği TMSF üzerine nakil edilmiş olduğunu, bu nedenle husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu paranın offshore bankasına gönderilmesi üzerinden on yıldan fazla zaman geçtiğini, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği bir hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi olduğunu, davacının fazla faiz getirili ancak devlet güvencesinde olmayan bu yatırımı sebebi ile ulaşamadığı alacağını gerçeğe aykırı ve mesnetsiz iddialarla müvekkili bankadan tahsil etmek istemesinin yasal dayanağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Fer’i müdahil Oyak vekili, müvekkili kurumun davalı bankanın borçlarını üstlenmediğini, uyuşmazlığın TMSF’ye devrolunan bankaların off-shore hesapları nedeniyle zarara uğrayan mudilerin açmış olduğu tazminat davası olduğunu, asıl muhatabın TMSF olduğunu savunarak davanın asıl muhatap olan TMSF’ye tevcih edilmesini talep etmiştir.

3.Fer’i müdahil TMSF vekili, davacıların bankadan tahsilini talep ettiği alacağın, Ege Offshore Ltd.’ye havale edildiğini ve bankadan çıkarak Ege Offshore Ltd. nezdinde bir alacak haline geldiğini, banka ile Ege Offshore Ltd.’nin farklı tüzel kişiliklere sahip kuruluşlar olduğundan başka bir kuruluş nezdindeki alacak için bankaya husumet yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu, davanın öncelikle husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davanın zamanında açılmadığını, dava açma süresinin sona erdiğini, zamanaşımından davanın reddi gerektiğini, davacı iddiaları ile banka kayıtları arasında uygunluk bulunmadığını, davacıların serbest iradeleriyle daha fazla faiz getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak kıyı bankacılığını tercih ettiklerini, davacıların offshore hesap cüzdanını aldıktan sonra herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, Egebank A.Ş. ile Ege Offshore Ltd. ayrı bir tüzel kişiliklere sahip olduğunu, aralarında herhangi bir organik bağ olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacı … yönünden feragat nedeniyle reddine, davanın davacı … yönünden kısmen kabulü ile 30.000,00 USD’nin 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin (a) bendi gereğince Devlet Bankalarınca dolar cinsinden açılan bir yıl vadeli mevduata verdikleri en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer’i müdahiller TMSF ve OYAK vekillerince temyiz yoluna başvurulmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 27.10.2022 tarihli, 2019/941 E. ve 2022/ 7491 K. sayılı kararıyla Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 22.04.2022 tarihli, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı ile neticeten mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiğine karar verildiği, davacı yanın 23.11.1999 tarihinde Egebank A.Ş.’ye yatırdığı parasının banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan Egebank Off Shore Ltd. adlı kıyı bankası hesabına aktarıldığı, işbu dava ise 13.01.2015 tarihinde açılmış olmakla 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacılar vekili; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun İçtihadı Birleştirme kararının, Anayasa ile güvence altına alınan mahkemelerin bağımsızlığı, hukuka güven ilkesi, ayrımcılık yasağı, hak arama özgürlüğü ve mülkiyet hakkı başta olmak üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları ve ek protokollerince korunan temel hak ve özgürlükleri ihlal ettiği, davada zamanaşımı ve kesen sebepleri değerlendirme yapma hakkının Yerel Mahkemeye ait olduğunu, Daire tarafından zamanaşımını kesen ve duruduran sebeplere ilişkin somut değerlendirme yapılmadığını, zamanaşımını kesen sebeplerin oluştuğunu, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı İng Bank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Ege Bank A.Ş.’de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

6502 sayılı Yasanın 73/2. maddesi gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacılardan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK 442/3 üncü maddesi hükmü uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.