YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7762
KARAR NO : 2023/2193
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :… Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki araç teslimi olmadığı taktirde alacak talebi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekil tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.03.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait aracın davalı yedinde bulunduğunun tespit edildiğini, davalıya keşide edilen ihtarnameye rağmen davalının aracı iade etmediğini, davalının, müvekkili şirkete ait bu aracı tamamen haksız şekilde kendi kontrolünde bulundurduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin bu aracı davalıya tahsis ettiği düşünülse dahi, malik olan müvekkilinin aracın iadesini talep etmesiyle bu tahsisin ortadan kalktığını, sonuç olarak aracın malikine iadesinin gerektiğini ileri sürerek davalı yedinde bulunan dava konusu aracın müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini olmadığı taktirde kasko değeri olan 203.118,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin tek hissedarı olan … Holding A.Ş.’de müvekkilinin dava dışı kardeşinin 1/3 pay sahibi olduğunu, şirket ortağı ve yakını sıfatıyla tahsis edilen araçların iadesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, dava konusu aracın da pay sahipliği nedeniyle muris ve onun kızı olan davalıya tahsis edildiğini, şirkette diğer ortaklara ve yakınlarına da araç tahsis edilmişken müvekkiline tahsis edilen aracın iadesinin istenmesinin eşit işlem ilkesine aykırılık oluşturduğunu savunarak davanın reddin istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aracın davalıya tahsis edilmesine ilişkin davacı şirketin yetkili organlarınca alınmış herhangi bir karar bulunmadığı, dolayısıyla ortada davacı şirket yönünden dava konusu aracın üzerinde tasarruf yetkisini kullanmasına engel olacak nitelikte ve davacıyı bağlayıcı bir durum bulunmadığı, davacı şirketin aracın maliki olarak dava konusu araç üzerindeki tasarruf hakkını istediği gibi kullanabileceği, davalının davacı şirketin hissedarlarından olan müteveffa … …’ın kızı ve miraçısı olması nedeniyle dava konusu aracın maliki olan şirketin potansiyel hissedarı olduğu, davacı şirketin huzurdaki davayı açmakta korunmaya değer hukuki bir menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin malik olamasına rağmen eşyanın zilyedinin davalı taraf olduğunu, müvekkiline ait aracın neden kendisine verildiğine ve iadesi talep edilmesine rağmen neden iade edilmediğine dair somut veya hukuki delil sunmadığını, bir an için müvekkili şirketin bu aracı davalıya tahsis ettiği düşünülse dahi aracın maliki olan müvekkili şirketin bu aracın iadesini noter kanalıyla talep etmiş olduğunu, böylece bu tahsisin ortadan kalktığını ve aracın malikine iadesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başlangıçta aracın kullanımının davalı ve murisine bırakılmasın yönelik rızası bulunsa dahi ihtarname ile bu iradesine son verdiği, davalının zilyetliği sebebiyle davacının araç üzerindeki fiili tasarruf yetkisinin ortadan kaldırıldığı, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, aracın davacıya teslimi gerektiği gerekçesi ile davacı istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hatalı hesaplanan vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı şirketin eşit işlem ilkesine aykırı davrandığını, iyiniyetli olmadığını, dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyeti davacıya ait olan aracın teslimi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası, 111 inci madde ikinci fıkra
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekili 25.04.2018 tarihli dava dilekçesinde iddialarını ileri sürdükten sonra dava konusu aracın iadesini talep etmiş yargılama devam ederken 26.04.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini terditli ileri sürerek aracın iadesi olmadığı taktirde bedelinin faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. 6100 sayılı Kanun 111 inci madde ikinci fıkra uyarınca mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece davacının asli talebi olan araç iadesi yönünden karar verildiğine göre artık fer’i talebi olan bedel iadesi yönünden hüküm tesis edilmesi ve karşı vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan “Araç maliki davacının bedel iadesi isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine” ve ‘Usulden red edilen talep için davalı yararına 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,” ibarelerinin çıkartılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.