YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17284
KARAR NO : 2023/5921
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1476 E., 2021/1739 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/186 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/1476 Esas, 2021/1739 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçe gösterilmediğine, 2. Eylemin sabit olmadığına, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğuna, 3. Aramanın hukuka aykırı olduğuna, bu yolla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 4. Soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla dinlenen Ağhalar’ın, baskı altında alınan kolluk ifadesinin hükme esas alınamayacağına, 5. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamında yer alan olay tutanağının, mesafe ölçümüne ilişkin krokili tutanağın ve uzmanlık raporunun içerikleri ile sanığın aşamalardaki savunmaları, sonrasında sınır dışı edilen Ağhalar’ın şüpheli sıfatıyla kollukta alınan beyanı ile tutanak düzenleyen çarşı mahalle bekçileri … ve …’ın yeminli tanıklık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde durumundan şüphelenilen sanığın takibi sırasında, yanına gelen Ağhalar isimli şahısın sanığa para verdiği ve sanığın da bu şahısa şeffaf poşet içinde bir cisim verdiğinin görüldüğü, yanlarına gidilerek, Ağhalar’a, sanıktan ne aldığı sorulduğunda, 100,00 TL karşılığında uyuşturucu madde aldığını beyan ederek, arama yapılmaksızın şeffaf poşet içinde
daralı 0,79 gram metamfetamini; sanığın da Ağhalar’ın beyanını teyit ederek, ondan aldığı 100,00 TL’yi teslim ettikleri olayda, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunun sabit olduğu, eylemin gerçekleştiği yerin camiiye 200 metreden yakın mesafede olduğunun tespit edilmesi nedeni ile sanık hakkında 1/2 oranında arttırım uygulandığı, duruşmadaki iyi hali, sabıkasız oluşu ve cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak takdiri indirim yapıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı; sınır dışı edilmesi nedeni ile kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla beyanı alınamayan Ağhalar’ın müdafi huzurunda alınmayan kolluk beyanı, 5271 sayılı Kanun’un 213 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırı olacak şekilde hükme esas alınmış ise de, eylemin sübutu açısından, sanığın aşamalardaki tevilli savunmalarının, olay tutanağının içeriğinin ve tutanağı düzenleyen çarşı mahalle bekçileri … ve …’ın duruşmadaki yeminli beyanlarının yeterli olduğu; 18.06.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’nun (7245 sayılı Kanun) 7 nci maddesi kapsamında, çarşı ve mahalle bekçilerine, durdurma, kimlik sorma ve yeterli şüphe bulunması halinde şahısların üzerinde ve aracında kaba üst yoklaması yapma; 8 inci maddesi uyarınca şüphelileri yakalama ve delilleri muhafaza altına alma yetkileri bulunduğu, suç üstü halinde gerçekleşen somut olayda yeterli şüphenin oluştuğu; sanığın ve Ağhalar’ın arama yapılmaksızın para ve uyuşturucu maddeyi teslim ettikleri de dikkate alındığında, delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği; Bölge Adliye Mahkemesinin, oluş, hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine dayandığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin,
10.06.2021 tarihli ve 2021/1476 Esas, 2021/1739 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.