YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3680
KARAR NO : 2022/13692
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; müvekkili şirketin ruhsat sahibi olduğu maden sahasına, davalının sınır ihlali yaparak girdiğini ve izinsiz aldığı kömürü üreterek gelir elde ettiğini belirterek 1.433.240,20 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, yokluklarında yapılan delil tespiti ile alınan 26.05.2014 tarihli bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla); delil tespiti dosyasına sunulan 26.05.2014 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulü ile 1.433.240,20 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 16.11.2020 tarihli 2019/2577 Esas, 2020/3945 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan 26.05.2014 tarihli bilirkişi raporunun, dava tarihinden önce davacının delil tespiti talebi üzerine alındığı, davalı tarafın bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz ettiği, yargılama sırasında alınan 07.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda ise herhangi bir zarar hesaplamasının yapılmadığı anlaşılmakla; mahkemece öncelikle davacının zararının mevcut olup olmadığı, mevcutsa bu zararın kapsamı hakkında ayrıntılı, denetime elverişli, açık ve anlaşılır bilirkişi raporu alınarak dosyadaki tüm bilgi, belge ve diğer deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi Kararının bozulması gerektiğine dair hüküm kurulmuştur. Bu karara karşı, davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Dairemizin 16.06.2021 tarih, 2021/702 Esas, 2021/3168 Karar sayılı ilamıyla 6100 sayılı HMK’da ve başka özel yasalarda düzenlenmeyen kanun yolu incelemesinin yapılması mümkün bulunmadığından, davacı vekilinin karar düzeltme istemli dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bozma sonrası görülmekte olan dosya kapsamında; Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2021/7 Esas, 2021/431 Karar sayılı ilamıyla; dava dilekçesinde ileri sürülen maddi vakıalar ve tüm dosya içeriği ile uyuşmazlığın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında kaldığı, dava açıldıktan sonra Muğla ilinde Ticaret Mahkemesinin kurulduğu ve HSK’nın 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile yargı çevresinin “Muğla ilinin mülki sınırları” olarak belirlendiği, somut olayda başlangıçta görevli olunmakla birlikte yargılama aşamasında açıklanan tasarruf sonucu mahkemenin davalara Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakma görevinin sona erdiği gerekçesiyle dosyanın yetkili ve görevli Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine (devrine) karar verilmiştir. Bu karar, taraflara tebliğ edilmekle taraflarca kanun yoluna başvurulmadığından 21.10.2021 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosyanın Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi sonucu; Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.11.2021 tarih ve 2021/1143 Esas, 2021/650 Kararı ile 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c. maddesi gereğince görev hususunun dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağının belirtildiği anlaşıldığından HMK’nın 114/1-c maddesi delaletiyle HMK’nın 115/2. maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve mahkemenin görevsizliğine, 6100 sayılı HMK’nın 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin Yatağan Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle dava tarihi 17.05.2016 olup Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararının 01.09.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, bu nedenle Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) görevi dava tarihine göre devam ettiğinden, davanın esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekmesine göre tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 02.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.