YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5984
KARAR NO : 2023/751
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin tanınmış bilinen, yaygın dağıtım ve pazarlama ağına sahip, yazılı ve görsel medyada tanıtım ve reklamları yapılan A-101 mağaza adı/markası ile halk arasında ve sektörde bilinen tanınan bir perakende satış firması olduğunu, davalının 2013/31056 başvuru numarası ile ‘‘AGUALİNE’’ markasının tescili için başvuruda bulunduğunu, başvuruya itiraz edildiğini, itirazın reddi üzerine YİDK nezdinde itirazda bulunulduğunu, itirazlarının reddedildiğini, davalı markasının hiçbir ayırıcı vasfı, baskın unsuru, orijinal niteliği bulunmadığını, davalı markası ile müvekkiline ait ‘‘AQUALİN’’ markası ile aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ileri sürerek Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) YİDK’nın 2017-M-9926 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2013/31056 numaralı davalı şirket marka başvurusunun, 2007/24680 tescil numaralı davacı şirket markası ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ihtimali bulunmadığı, davacı yanın davaya mesnet markasının tanınmış olduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması şartlarının oluşmadığı, davalı şirketin somut olay açısından kötü niyetli olarak hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 20.11.2017 tarih ve 2017-M-9926 sayılı kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, bu nedenle de başvurunun tescil edilemeyeceğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markanın kapsamında yer alan 3. sınıftaki mallarla dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığı, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin somut olaya uygulanamayacağı, davacının itirazına mesnet markanın tanınmış olduğu ve dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığı hususlarının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek ve resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.