Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/234 E. 2023/808 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/234
KARAR NO : 2023/808
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen haksız rekabet, marka hakkına tecavüz, tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil kurumun çaylarının marka ve tasarımının tescilli olduğunu, davalı firmanın müvekkil kurumun tescilli marka olarak kullandığı … Çayı markasını taklit ederek Doğuş … Çayı ve Doğuş Karadeniz … Çayı adı altında çeşitli ambalaj ve gramajlarda piyasaya sürdüğünü, yine davalı firmanın müvekkil kurumun tescilli marka olarak kullandığı Tiryaki Çayı markasını taklit ederek Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı adı altında çeşitli ambalaj ve gramajlarda piyasaya sürdüğünü, davalının müvekkili kurumun tescilli marka ve tasarım olarak kullanmış olduğu çay ürünlerini taklit ederek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na (6769 sayılı Kanun) muhalefet ettiğini, davalının müvekkili kurumun yıllardır üretip piyasaya sunduğu maruf ve meşhur hale getirdiği marka ve tasarımlarının aynısını, benzerini piyasaya sürerek haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek davalının haksız rekabetinin men’ine ve müvekkili Kurumun marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, davalının tecavüzü nedeniyle 20.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ayrıca tecavüz teşkil edecek şekilde üretilen çay, poşet ve paketlere ve bu ürünleri üretmeye özgü kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhasına, kararın kamuya yayın yoluyla duyurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin … ve Tiryaki ibarelerini gizleyerek tescil ettirdiği ve bu ibarelerin tanınmışlığından yararlandığı iddiasının gerçeklikten uzak olduğunu, davalı markasının tanınmış Doğuş Çay ibaresi olduğunu, “… Çayı” ve “Tiryaki Çayı” ibarelerinin çay cinsini belirten ibareler olduğunu, sunulan ürünün çeşidini ifade etmek adına kullanıldığını, davacı tarafın “…” ve “tiryaki” ibarelerinin bir çay cinsi ifade etmediği yönündeki iddiasının gerçekle bağdaşmadığını, tiryaki çayı ibaresinin çay sektöründe faaliyet gösteren bir çok firma tarafından kullanıldığını ve aynı zamanda tiryaki çayı ibaresinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde bir çok firma adına 30 uncu sınıfta çaylar için tescilli olduğunu, müvekkilinin Doğuş … Çayı markasını ilk kullandığı 1994 yılından bu yana ve Doğuş … Çayı için ilk marka başvurusu yaptığı 02.04.2002 tarihinden bu yana müvekkilinin kullanımlarına, ürünlerine karşı davacı tarafça herhangi bir tecavüz iddiasında bulunulmadığını, müvekkilinin bu ibareyi kullanımından bu yana yaklaşık 25 yıl geçmişken davacının bu kullanımlar aleyhine açtığı davanın haklı olduğunun iddia edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2019 tarih, 2017/223 E., 2019/152 K. sayılı kararı ile iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2002 yılından bu yana Doğuş … Çayı, Doğuş Karadeniz … Çayı, Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı markalı çaylarını kullandığı, davacının 2017 tarihinde eldeki davayı açtığı, aynı sektörde faaliyet gösteren davacının davalının kullanımından haberdar olmamasının mümkün olmadığı, davacının markanın bu şekilde kullanıldığından 15 yıla yakın süre ile haberdar olmasına karşın dava açmayıp sessiz kaldığı, böylece davalının bu şekildeki markasal kullanımına karşı sahip olduğu dava hakkını sessiz kalarak kaybettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2019 tarih, 2019/1384 E., 2019/1556 K. sayılı kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Doğuş ve Tiryaki kelimelerinin anlamları ve kullanım yerleri göz önüne alındığında davalının kullanım şeklindeki … Çayı ve Tiryaki Çayı markalarının niteliği, kullanım amacı ve makul ve ortalama bir tüketici nezdindeki anlaşılması göz önüne alındığında İlk Derece Mahkemesince verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 20.10.2020 tarih, 220/574 E., 2020/4250 K. sayılı kararıyla; “…Davacı, dava dilekçesinde 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı tescilli tasarımı ile 15.10.1985 tarih 89419 sayılı ”… Çayı”, 11.05.1994 tarih 151576 sayılı ”… Lüks Çayı”, 30.03.1994 tarih 151379 sayılı ” … Lüks Çayı” ibareli tescilli markalarını taklit etmek suretiyle davalı şirket tarafından ” Doğuş … Çayı”, ”Doğuş Karadeniz … Çayı” ile ”Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı” adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek tescilli tasarım ve marka hakkına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı cevap dilekçesi ve duruşmalardaki beyanlarında ise 02.04.2002 tarih 2002/07203 sayılı ”Doğuş Karadeniz Siyah … Çayı Doğuş Çay+şekil”, 27.12.2002 tarih 2002/33953 sayılı ”Doğuş Çay … Doğuş Çay+şekil”, 02.04.2004 tarih 2004/09054 sayılı ”Doğuş Çay Karadeniz Siyah … Çayı Doğuş+şekil”, 28.02.2005 tarih 2005/06334 sayılı ”Karadeniz Siyah Çay Filizi Geleneksel Siyah Çay+şekil, 14.11.2006 tarih 2006/55118 sayılı ‘Karadeniz … Çayı Siyah Çay+şekil”, 09.08.2007 tarih 2007/39344 sayılı ”Karadeniz Tiryaki”, 24.11.2011 tarih 2011/98418 sayılı ”Karadeniz karadeniz tiryaki+şekil” ibareli markalar ile 30.12.2013 tarih 2013 0876 ”Doğuş Karadeniz … Çayı” ibaresini içeren tescilli tasarımların sahibi olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkili tescilli marka ve endüstriyel tasarımlarından doğan haklarına dayandığını,davacı aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Ancak ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı tescilli tasarımına tecavüzün tesbitini talep ettiği halde bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmadığı gibi davalının kendi tescilli marka ve tasarımlarımı kullandığı yoksa davacının tescilli marka ve tasarımlarına benzeterek mi kullandığı yönündede bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi, tarafların istem ve savunmalarını da karşılayacak nitelikte incelemeyi de içermemektedir. Bu durumda mahkemece dava konusu uyuşmazlığa ilişkin alanda uzman kişilerden oluşan yeni bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların tüm istem ve savunmalarını karşılayan rapor alınarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.” gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tecavüz iddiasına konu kullanımlarda “…” ve “tiryaki” ibarelerinin ön plana çıktığı, davacı adına tescilli markanın ise “… çayı” ve “tiryaki çayı” olduğu, uyuşmazlığın … ve tiryaki ibarelerinin cins ve nitelik belirten ibareler olup olmadığı, bu bakımdan ayırt edicilik yönünden esaslı unsur olup olmadığı noktasında toplandığı, … çayın, çayın … bölümünden üretildiği ve genel olarak belli kimselerin kullandıkları, beğenenlerin diğer çayları asla içmediği çay olarak gösterildiği, buradan hareketle ortalama bir tüketici, … ibaresini gördüğünde zihninde bitkinin katileli bir bölümü olduğundan bu kısmı yoğun şekilde barındıran yahut tamamen bu bölümden oluşan çayı canlandıracağı, markalar arasında … ibaresi dışında tasarımsal ve görsel olarak başkaca bir benzerlik olmadığı, bu nedenle … ibaresinin ayırt edici niteliğinin düşük bir ibare olduğu, davalının marka ve tasarım kullanımı ile davacıya ait marka ve tasarımlara tecavüz etmediği ve haksız rekabete yol açmadığı kanaatine varıldığı, davacının diğer bir iddiasına konu tiryaki çayı yönünden yapılan incelemede Türk Dil Kurumu (TDK) çevrimiçi sözlüğüne göre tiryaki ibaresinin ” Afyon, tütün, kahve, çay vb. keyif veren maddelere alışmış olan, bir şeye çok alışmış olan” şeklinde tanımlandığı, buna göre ortalama tüketiciler nezdinde bir değerlendirme yapıldığında tüketicinin çayı çok seven, çaydan vazgeçemeyen kişileri ve çayın alışkanlık yapan özelliğini belirteceği, bu bakımdan bir çay türünü belirtmemekle birlikte bir özellik belirtmesi nedeniyle ayırt ediciliği zayıf bir marka olduğu, davacı adına tescilli marka ve tasarımlar ile davalı kullanımı arasında tiryaki ibaresi dışında tasarımsal ve görsel olarak başkaca bir benzerliğin bulunmadığı, bu nedenle Tiryaki ibaresinin ayırt edici niteliği düşük bir ibare olduğu ve davalının marka ve tasarım kullanımı ile davacıya ait marka ve tasarımlara tecavüz etmediği, müşterileri etkileyici ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde kullanmadığından, davalının haksız rekabete yol açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece alınan ilk raporun davacının lehine olduğunu, buna rağmen davanın reddine karar verildiğini, “…” markasına ilişkin dosyaya sunulan uzman görüşünün dikkate alınmasının doğru olmadığını, bu uzman görüşünün delil vasfına haiz olmadığını, ayrıca davalının “Doğuş … Çayı” “Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı” “Doğuş Karadeniz … Çayı” ile bire bir örtüşen tescilli markalarının olmadığını, bu nedenle davalının markasal kullanımının bulunmadığını, buna rağmen davacının tescilli markalarının sulandırılması suretiyle davalı tarafından bu markaların tescilsiz şekilde kullanıldığını, markasal kullanımın kabul edilmesi halinde ise, davacının tescilli markalarının daha önceki tarihli olduğunu, davacının markalarının sulandırıldığını, tiryaki ve … ibarelerinin ayırt ediciliğinin olduğunu, bu ibarelerin davacı firmayı akla getirdiğini, tanınmış marka olduğunu, alınan raporların çelişkili olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin ”Doğuş … Çayı”, ”Doğuş Karadeniz … Çayı” ile ”Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı” ibareli markaları ve tasarımları kullanmasının, davacının (adına tescilli olan 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı tasarımı, 15.10.1985 tarih ve 89419 sayılı ”… Çayı” ile 11.05.1994 tarih ve 151576 sayılı ”… Lüks Çayı”, 30.03.1994 tarih ve 151379 sayılı ” … Lüks Çayı” ibareli tescilli) tasarım ve markalara tecavüz edip etmediği, haksız rekabet yaratıp yaratmadığı, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 149 uncu maddesi, 155 inci maddesi

3. Değerlendirme
Davacı, dava dilekçesinde 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı tescilli tasarımı ile 15.10.1985 tarih 89419 sayılı ”… Çayı”, 11.05.1994 tarih 151576 sayılı ”… Lüks Çayı”, 30.03.1994 tarih 151379 sayılı ” … Lüks Çayı” ibareli tescilli markalarını davalının taklit etmek suretiyle ”Doğuş … Çayı”, ”Doğuş Karadeniz … Çayı” ile ”Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı” adı altında çeşitli ambalaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek tescilli tasarım ve marka hakkına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı cevap dilekçesi ve duruşmalardaki beyanlarında ise 02.04.2002 tarih 2002/07203 sayılı ”Doğuş Karadeniz Siyah … Çayı Doğuş Çay+şekil”, 27.12.2002 tarih 2002/33953 sayılı ”Doğuş Çay … Doğuş Çay+şekil”, 02.04.2004 tarih 2004/09054 sayılı ”Doğuş Çay Karadeniz Siyah … Çayı Doğuş+şekil”, 28.02.2005 tarih 2005/06334 sayılı ”Karadeniz Siyah Çay Filizi Geleneksel Siyah Çay+şekil, 14.11.2006 tarih 2006/55118 sayılı ‘Karadeniz … Çayı Siyah Çay+şekil”, 09.08.2007 tarih 2007/39344 sayılı ”Karadeniz Tiryaki”, 24.11.2011 tarih 2011/98418 sayılı ”Karadeniz karadeniz tiryaki+şekil” ibareli markalar ile 30.12.2013 tarih 2013 0876 ”Doğuş Karadeniz … Çayı” ibaresini içeren tescilli tasarımların sahibi olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkili tescilli marka ve endüstriyel tasarımlarından doğan haklarına dayandığını,davacı aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Dairemizin 20.10.2020 tarih, 2020/574E., 2020/4250 K. sayılı kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tescilli tasarımına yönelik tecavüzün tespitine ilişkin hiçbir değerlendirmenin yapılmadığı, davalının kendi tescilli marka ve tasarımlarını mı kullandığı yoksa davacının tescilli marka ve tasarımlarına benzeterek mi kullandığı yönünde bir incelemenin yapılmadığı, alınan bilirkişi raporunun Yargıtay denetimine elverişli olmadığı, tarafların istem ve savunmalarını da karşılayacak nitelikte incelemeyi de içermediği, bu nedenle mahkemece dava konusu uyuşmazlığa ilişkin alanında uzman kişilerden oluşan yeni bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların tüm istem ve savunmalarını karşılayan rapor alınarak neticesine göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

Her ne kadar bozma ilamına uyularak bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmışsa da davanın aynı zamanda davalının tescilli markasını ve tasarımını olduğu gibi kullanmayıp davacının marka ve tasarımına yanaştırmak suretiyle markayı sulandırdığı iddiasına dayanmaktadır. Bu nedenle taraf markalarını, tasarımlarını ve kullanım şeklini tek tek karşılaştıran gerektiğinde aralarında tasarım uzmanının da bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tasarım uzmanının yer almadığı yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.