Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/1390 E. 2011/2716 K. 10.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1390
KARAR NO : 2011/2716
KARAR TARİHİ : 10.03.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kök miras bırakan Ahmet’in mirasçıları oldukları halde davalılardan …’in kendilerinin miras payını ketm ederek aldığı mirasçılık belgesi ile dava konusu 955 parsel sayılı taşınmazı davalılardan…’e sattığını, davalının kendilerinin mirasçı olduklarını bilebilecek durumda olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında tapu iptal tescil isteğinde bulunmuşlardır. Yargılama esnasında davacı vekili davadan feragat etmiştir.
Davalılar, feragat nedeniyle davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dava, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması doğrudur. Ancak davada vekille temsil edilen taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hüküm fıkrasında “…1000.00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … vekiline verilmesine…” karar verilmiş olması doğru değil ise değinilen bu husus yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden anılan hüküm fıkrasındaki “…davalı … vekiline verilmesine …”ibaresinin “…davalı …’e verilmesine…” şeklinde düzeltilmesine, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.3.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Dava, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine dair karar yönünde sayın çoğunluğun onama kararına katılmakla birlikte, davaya dahil edilen … yararına avukatlık parasına hükmedilmesi biçimindeki kararın düzeltilmesi kararına katılamıyoruz.

Bilindiği üzere; davada taraf ehliyeti dava şartı olup, kamu düzeniyle ilgilidir. Öte yandan, usulen davada taraf olmayanlar lehinde veya aleyhinde hüküm kurulması olanaklı değildir. Başka bir söyleyişle karar taraflara muzaf olarak verilir. Zorunlu dava arkadaşlığı ya da diğer yasal ayrık durumlar (örneğin 2942 Sayılı Yasanın 14.maddesi; 3402/29 md.) dışında kendisine husumet yöneltilen mirasçıya dahili dava yolu ile de olsa taraf sıfatı verilemez. Davacı taraf, isterse ve masrafını da vererek misarçılar davaya davet edilse, mahkemece vekillerin de vekil sıfatıyla duruşmaya kabul edilse bile onların usulü dairesinde davada taraf sıfatını kazandıklarını göstermez. Taraf olmayan kişiler yararına yargılama giderine ve avukatlık ücretine hükmedilemez. Davada taraf sıfatı almaya ya da dava dışı kişi aleyhine, hüküm kurulması durumunda, bu kişinin hukuki yarar nedeniyle hükmü temyiz edebilmesine ilişkin ilkenin somut olayla bir ilgisi yoktur.
Tüm bu nedenler, sayın çoğunluğun;” avukatlık parasının davaya dahil edilen kişiye verilmesi” biçimindeki görüşü paylaşmadığımızdan, kararın;”avukatlık parası takdirinin yolsuz olduğu” gerekçesiyle bozulması gerektiğini düşünüyor, sayın çoğunluğun onama kararına bu yönden katılamıyoruz.