YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/804
KARAR NO : 2023/833
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 03.05.2010 tarihinde imzalanan nakliye konulu sözleşme ile ticari ilişkinin başladığını, sözleşmeye istinaden kesilen faturaların ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak; davalının haksız itirazı ile takiplerin durdurduğunu, müvekkilinin hak arayışına tepki olarak davalının sözleşmeye aykırı şekilde sözleşmeyi feshettiğini, bu nedenle davalının, müvekkilinin 3 aylık kazanç kaybını da karşılamak zorunda olduğunu ileri sürerek her üç icra takibindeki itirazların kısmen iptali ile takiplerin asıl alacak tutarları olan 123.369,28 TL, 23.972,21 TL ve 4.302,44 TL üzerinden devamını, asıl alacak tutarlarına takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesini ve davalının asıl alacak tutarlarının %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 03.05.2010 tarihinde akdedildiğini, davacı ile Mart 2010 döneminde çalışmaya başladıklarını ve sözleşmenin geriye yönelik uygulanması gerektiği yönündeki iddiaların hukuka aykırı olduğunu, kamyon römork dönüş ücretlerinin müvekkili şirket tarafından karşılanacağına ilişkin sözleşmede herhangi bir düzenleme yer almadığını, müvekkili şirketin finansal destek vermek adına bu ücretleri herhangi bir yükümlülüğü olmamasına rağmen ödediğini; ancak bunun münferit ödeme olduğunu, bu hususun 22.07.2011 tarihinde davacı şirketin o dönemdeki yetkilisine bildirildiğini, enflasyon ve yakıt farkı faturalarının da kabul edilmediğini, tüm faturaların müvekkili tarafından iade edildiğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine %40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 05.05.2015 tarih, 2014/399 E. ve 2015/412 K. sayılı karar ile taraflar arasında yazılı taşıma sözleşmesi bulunduğu ihtilafsız olup sözleşme koşulları ve fiili uygulamaya göre icra takiplerine dayanak olan faturaların davacı alacağını doğru yansıttıkları ve davalının yapılan takiplere itirazlarının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 20.12.2016 tarih, 2016/13108 E. ve 2016/9740 K. sayılı kararıyla örnekleme yolu ile yapılan incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli ve elverişli olmadığı gibi davalı tarafın, sözleşmenin yenilenen koşullara uyarlandığı, bu hususta taraflar arasında yapılan yazışmaların bulunduğu yönündeki savunması üzerinde de durulmaksızın eksik incelemeye dayalı hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sözleşmede açıkça kararlaştırılmamış olduğu halde davacının 06.08.2011 tarihine kadar düzenlemiş olduğu “Kamyon Boş Dönüş Bedellerini” içeren faturalarda yazılı olan tutarları davacıya ödediği, bu durumda söz konusu faturaların bedellerinin ödenmesi hususunda taraflar arasında eylemli olarak bir anlaşma meydana geldiği ve dolayısıyla davalının, akdi ilişkinin daha sonraki döneminde de davacının düzenlediği “Kamyon Boş Dönüş Bedellerini” içeren faturaların bedellerini ödemesi gerektiği, “Yakıt Enflasyon Farkı” bedellerini içeren faturalarda yazılı olan tutarların da davalı tarafından davacıya ödeneceği hususu taraflar arasında münakit sözleşmenin 11 inci maddesinde hükme bağlandığından davalının davacıya, sözleşmenin işbu hükmüne göre hesaplanıp faturaya bağlanmış olan “Yakıt Enflasyon Farkı Bedellerini” de ödemesi gerektiği, taraflar arasındaki yazılı sözleşme koşulları ve fiili uygulamaya göre icra takiplerine dayanak olan faturaların davacının alacağını doğru yansıttıkları ve davalının yapılan takiplere itirazlarının haksız olduğu tespit edildiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerek kök raporda gerekse ek raporda davacı ile davalı arasındaki yazışmaların irdelenmediğini, 22.07.2011 tarihli yazışmalar ile davalı tarafından, İzmir’den Samandıra’ya pazartesi günleri spot araç ayarlanması yoluna gidildiğini, hatta e-posta yazışmalarında spot araç hususunda davacı şirketten fiyat teklifi alındığını, bu yazışmalar neticesinde tarafların İzmir-Samandıra rotasında bir yıl boyunca 1.000,00 TL üzerinden anlaştıklarını, söz konusu fatura ekinde düzenlenen belgelere bakıldığında kamyon römork dönüşlerinin 06.08.2011-28.04.2012 tarihlerine ilişkin olduğunun görüldüğünü, hal böyle iken 22.07.2011 tarihinde davacı tarafa gerekli bilgilendirme yapılıp bu tarihten sonra araçların boş dönmelerine dair taraflar arası bir anlaşma olmaması, hatta spot taşıma hususunda tarafların anlaşmış olması karşısında davacı şirketin boş kamyon römork dönüşlerine ilişkin ücret talep etmesinin davacının kötü niyetini ortaya koyduğunu, taraflar arasında 07.12.2011 tarihli yazışmalar ile taşıma ücreti hususunda 01.12.2011 tarihinde karşılıklı olarak yeni fiyatlar belirlendiğinin bilirkişi raporunda irdelenmediğini, sözleşme şartlarında değişiklik olması yenilenen koşulların uygulanmaya başlaması karşısında davacının talebinin haksız olduğunu, kamyon römork dönüş ücretlerinin taraflar arasında akdedilen sözleşmede yer almadığını, keza davacıya ait kamyon römorklarının Samandıra’dan İzmir’e boş dönüp dönmedikleri, başka bir firmanın mallarını taşıyıp taşımadıklarının da bilinmediğini, bilirkişi raporunda bu hususun göz ardı edildiğini, davacı şirketle mutabık kalınarak yeni taşıma ücretleri belirlenmiş olmasına rağmen yine bu dönemlere ilişkin yeniden fark enflasyon+yakıt faturaları düzenlenmesinin anlaşılamadığını, taraflar arasındaki yazışmalar üzerinde durulmaksızın eksik ve hatalı inceleme neticesinde tanzim olunan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.