YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/426
KARAR NO : 2023/914
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı Beyaz Yaşam Gıda Paz. Hay. İnş. Tur. ve Tic. Ltd. Şti. ile arasında alım satım sözleşmesi yapıldığını, teslimi taahhüt edilen ürünler için 307.908,00 TL tutarlı 4 adet çekin dava dışı şirkete verildiğini, ancak sözleşme konusu malların teslim edilmediğinden, çeklerin bedelsiz kaldığı halde iade edilmediğini, davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, davalıya çeklerin tahsil cirosuyla geçtiğini, çeklerin usulüne uygun ibraz edilmediği ve davalının müraacat hakkının düştüğünü, çeklerin davalıya temsile yetkili kişi tarafından ciro edildiğinin belirsiz olduğu, ciro silsilesinin bozulduğunu, 04.11.2013 tarihli çek tevdi bordrosundan yargılama konusu çeklerin dava dışı şirket tarafından davalıya tahsil için verildiğinin anlaşıldığını, çekler davalı tarafından tahsil cirosuyla devralındığından davacının şahsi defilerini davalıya karşı da ileri sürebileceğini, davalının Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesine davalının ibraz ettiği 15.08.2014 tarihli dilekçede çeklerin kullandırılan kredilere teminat olarak verildiğinin belirtildiğini, çekin rehin amacıyla cirosunun geçerli olmadığını ileri sürerek çeklerin iptalini ve iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çeklerin davalıya dava dışı şirket tarafından temlik cirosuyla verildiğini, ciro silsilesinde kopukluk olmadığını çeke ilişkin işlemlerin Takas Odaları Merkezi Yönetmeliği ve diğer mevzuata uygun olduğunu, davalının iyi niyetli hamil olduğunu, davacının şahsi defilerinin davacıya karşı ileri sürülemeyeceğini, çek teslim bordrosu ve sair evrakta çekin tahsil cirosuyla devredildiğine dair bir ibare bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dava konusu çeklerin dava dışı Beyaz Yaşam Gıda Paz. Hayv. İnş. Tur ve Tic Ltd Şti.’ye, aralarındaki ticari ilişki kapsamında verildiği, davacı tarafından çeklerin dava dışı şirket yönünden bedelsiz kaldığının tespiti için dava açıldığı, davanın mahkemece kabul edilerek kararın kesinleştiği, çeklerde davalıya tahsil cirosu ile verildiğine ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, çeklerin temlik cirosu ile davalı tarafa verildiği, çeklerin bedelsizliği def’inin çeki temlik cirosu ile devralan yetkili hamile karşı ileri sürülebilmesi için yetkili hamilin bu durumu bile bile sırf borçlunun zararına lehtarla iş birliği içinde çeki aldığının ispat edilmesi gerektiği, davacının bu yönde bir delilinin bulunmadığı, şahsi defilerin davalıya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının tahsil cirosuyla çeklere hamil olduğunu, yetkili bir takas odasına süresinde ve usulüne uygun ibraz edilmeyen çekler nedeniyle müracaat hakkının bulunmadığını, çeklerin davalıya cirosundaki kaşe ve imzanın kime ait olduğu belli olmadığı, dolayısıyla ciro silsilesinin bozulduğunu, çek tevdi bordrosundan çeklerin tahsil için verildiğinin anlaşıldığını, tahsil cirosu nedeniyle davacının sahip olduğu şahsi defileri davalıya karşı ileri sürebileceğini, davalı vekilinin Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davaya müdahale istemli dilekçesinde çeklerin bankaya kullandırılan kredilere teminat teşkil etmek üzere verildiğini belirtildiğini, rehin cirosu ile çeki devir alan davalının çekten kaynaklanan haklarını kullanamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çeklerin incelenmesinden, çeklerin davalı bankaya temlik cirosu ile devredildiğinin anlaşıldığı, çeklerin üzerinde çekin tahsil için verildiğine dair bir ibare olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının çekleri tahsile yetkili olmadığı, tahsil için bankaya verildiğini, bu durumun çek tevdi bordrosundan anlaşıldığını, davacının davalının çekleri tahsil cirosuyla alması nedeniyle şahsi def’ilerini davalıya ileri sürebileceğini, davalı vekilinin Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davaya müdahale istemli dilekçesinde çeklerin bankaya kullandırılan kredilere teminat teşkil etmek üzere verildiğini belirtildiğini, rehin cirosu ile çeki devir alan davalının çekten kaynaklanan haklarını kullanamayacağını, davalının yetkili bir takas odasına süresinde ve usulüne uygun ibraz edilmeyen çekler nedeniyle müracaat hakkının bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu çeklerin davalıya tahsil veya rehin cirosuyla devredilip devredilmediği, ciro silsilesinde kopukluk bulunup bulunmadığı, davalının şahsi defilerini davalıya karşı ileri sürüp süremeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun’un 818 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, dava konusu çeklerin bedelsiz olduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Çeke uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 818 inci maddesinde rehin cirosuna ilişkin 6102 sayılı Kanun’un 689 uncu maddesine atıfta bulunulmamıştır. Böylece çekte rehin cirosuna cevaz yoktur. Çekin açık veya gizli rehin cirosuyla devredildiğinde, sorun gizli rehin cirosunun ispatında ortaya çıkar. Bu husus, ya ayrı bir yazılı belge veya hamilin ikrarı ile kanıtlanabilir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; dava konusu çeklerin lehdarına karşı Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/31 E. sayılı dosyası üzerinden açılan menfi tespit davasında, davalı vekili 15.08.2014 havale tarihli dilekçesinde söz konusu çeklerin davalı bankaya, dava dışı Beyaz Yaşam Gıda Paz. Hay. İnş. Tur. ve Tic. Ltd. Şti.’ye kullandırılan kredilere teminat olmak üzere verildiğini beyan etmiştir. Bu beyan davalıyı bağlayacağından dava konusu çeklerin davalı bankanın dava dışı şirkete kullandırdığı kredilerin teminatı olarak davalı bankaya geçtiğinin kabulü gerekir. Bu durum karşısında davalı bankanın rehin cirosuyla kendisine geçen çeklerde meşru hamil kabul edilme imkanı bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebeplerine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı oy)
K A R Ş I O Y
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğundan davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın onanmasını düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.