YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/657
KARAR NO : 2023/878
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca müvekkil banka tarafından davalıya ticari kredi kullandırıldığını, kredi geri ödemelerinin zamanında yerine getirilmemesi üzerine davalı ile tüm kefillere noter aracılığıyla kat ihtarnamesi keşide edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı ve ipotek verenler hakkında mevcut teminatların paraya çevrilmesi amacıyla Afyonkarahisar 3.İcra Müdürlüğü’nün 2013/3157 E. sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile müşterek müteselsil kefiller hakkında da Afyonkarahisar 3. İcra Müdürlüğünün 2013/3157 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilamsız takibe itiraz üzerine Afyonkarahisar 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/391 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını ve bu dosyanın halen derdest olduğunu, ipotek limitinin üzerinde kalan banka alacağının tahsilini teminen Afyonkarahisar 6. İcra Müdürlüğünün 2014/10947 sayılı dosyası ile ilamsız takibin başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazlarında haksız olduğunu, asıl borçlunun şirket olup Kanunun yüklediği ödevlerden sorumlu olduğunu ileri sürerek davalının Afyonkarahisar 6. İcra Müdürlüğünün 2014/10947 sayılı icra takibine yaptıkları usul ve yasaya aykırı haksız itirazlarının iptali ile alacaklarının tamamı yönünden takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inlar tazminatının ve masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ipotek alacağı için Afyonkarahisar 3. İcra Müdürlüğünün 2013/3159 E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığına göre, bu dosyadan ipotekli taşınmazların satışı yapıldıktan sonra dosyanın son hesap tablosu üzerinden faizlerinin hesaplanacağını, bakiye kalan bedel için davacının rehin açığı belgesini alacağını, Afyonkarahisar 3. İcra Müdürlüğünün 2013/1359 E. sayılı dosyası üzerinden faiz hesaplaması yapıldığı bu davaya konu takipte talep edilen bedelin de bakiye faiz bedeli alacağı olduğunu, ipotek dosyası üzerinden alınacak/hesaplanacak faiz bedeli için tekrar bir takibin başlatılmasının mümkün olmadığını, takibin mükerrer takip olduğunu, ipotekli taşınmazların satışı yapılmadan ipotekten kalan bedelin talep edilemeyeceğini, bir dosyadan diğer dosyaya faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, takipte talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli, 2014/543 E. ve 2018/617 K. sayılı kararıyla davacının alacağının rehin açığı ile ilgili olmayıp limit ipoteği üzerinde kalan faiz alacağına ilişkin olduğunun iddia edildiği, davacı aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin sonuçlanmadığı, rehin açığı belgesi alınmadan başlatılan davaya konu takibin mükerrer olduğu, davaya konu alacağın rehin açığı belgesine dayanılarak talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli, 2018/2183 E. ve 2019/1514 K. sayılı kararıyla ipotek alacaklısının, limit dışında kalan alacağını genel haciz yoluyla takip yaparak talep edebileceği, rehin açığı belgesi alınmaksızın yapılan takibin mükerrer olduğu kanaatinin yerinde olmadığı, davacının 2013/3159 sayılı takip dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesiyle yoluyla takip başlattığı, dava konusu 2014/10947 sayılı ilamsız takip dosyasında ise ipotek limitini aşan miktar için takip başlattığı, davacı vekilinin bu husustaki istinaf sebebinin yerinde olduğu, takip tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de takip konusu alacağın faiz alacağına ilişkin olduğu, dava konusu takipte ayrıca faiz yürütülemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 27.05.2021 tarihli, 2020/3127 E. ve 2021/4429 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönündeki talebi doğrultusunda, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile davalının Afyonkarahisar 6. İcra Müdürlüğünün 2014/10947 E. sayılı takip dosyasında 599.153,69 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, 599.153,69 TL asıl alacağa faiz yürütülmeksizin takibin devamına ve alacak tutarı 599.153,69 TL’nin %20’sine tekabül eden 119.830,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmede temerrüt faizi oranı kararlaştırılmadığından, uygulanması gereken faiz oranının ticari faizin iki katını geçemeyeceği, bu durumda takibe konu alacak faiz olduğundan takip tarihi olan 02.07.2014 tarihine kadar işleyecek faiz miktarının hesaplanarak bu miktar üzerinden davanın kabulü ile fazladan talep edilen faiz miktarının red edilmesi gerektiği, davaya konu takipte davacının, davalıya karşı başlattığı Afyonkarahisar 3. İcra Müdürlüğü 2013/3159 E. sayılı ipotek takibinden bakiye kalan işlemiş faizi talep ettiği, davacının ipotek takibinden geriye kalan bedeli ipotekli taşınmazların satışı yapıldıktan sonra dosyanın son hesap tablosu üzerinden faizlerde hesaplanacak şekilde bakiye kalan bedel üzerinden rehin açığı belgesi aldığı, davacı her ne kadar rehin açığı belgesini takibe koymadıklarını iddia etse de bu belge ile her zaman takip yapma hakkı bulunduğu, davacının davalıdan talep edebileceği bedelin rehin açığı belgesindeki 2.519.997,93 TL olduğu, davacının huzurdaki davaya konu takipteki faiz alacağının da bu bedelin içinde olduğu, bu durumda davacının en baştan zaten rehin açığı belgesi içinde talep edeceği bedeli ikinci bir takip ile talep ederek mükerrer talep haline getirdiği, sonuç olarak davacının rehin takibi yaptığı Afyonkarahisar 3. İcra Müdürlüğü 2013/3159 E. sayılı dosyada taşınmazlar henüz satış aşamasında olması nedeni ile rehin açığı belgesi alamamış olması nedeni ile açtığı tasarrufun iptali davasına dayanak bir takip oluşturmak amacı ile hukuka aykırı bir takipte bulunduğu, bu nedenle takibin kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun’un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.