YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2605
KARAR NO : 2022/11874
KARAR TARİHİ : 10.10.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan …’e ait olan ve davalı …’nin idaresindeki minibüsten inerken düşerek yaralandığını ve malul kaldığını, davaya konu aracın davalı …. nezdinde … poliçesi bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maluliyet tazminatı, 100,00 TL belgesiz tedavi gideri, 100,00 TL yoksun kalınan maddi kazanç ve 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin toplam talebini 114.513,98 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; yapılan yargılama neticesinde, 105.938,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.075,86 TL geçici iş görememezlik tazminatı ve 2.500,00 TL tedavi gideri bedelinin davalılardan … ile …’dan 18/04/2011 tarihinden, diğer davalı … şirketinden ise 19/12/2014 tarihinden itibaren başlayacak yasal faiziyle birlikte tahsiline, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’dan 18/04/2011 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı davacı vekili ve davalı … vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı … vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK’nın 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacının davaya konu trafik kazası sonucu yaralandığı, 27/07/2016 tarihli adli tıp kurumu raporuna göre kaza nedeniyle % 40 oranında malul kaldığı, geçici işgöremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, adli tıp kurumunun 25/09/2019 tarihli raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü …’ın % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının hak kazanacağı tazminat miktarının belirlenmesi için 14/08/2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunun alındığı, ilk derece mahkemesince söz konusu raporda hesaplanan miktar benimsenerek davanın kabulüne karar verildiği, davalı …’nın karara karşı istinaf yoluna başvurması üzerine, bölge adliye mahkemesince anılan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan 14/08/2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının 05/01/1954 doğumlu olduğu, kaza tarihinde 57 yaşında olduğu belirlenerek PMF 1931 yaşam tablosuna göre bakiye yaşam süresinin 18 yıl olduğu kabul edilerek, 75 yaşına kadar hesap yapıldığı açıklanmıştır. Ancak PMF 1931 yaşam tablosunun incelenmesinde 57 yaşındaki bir kişinin 16,90 yıl bakiye ömrü olacağı görülmektedir. Bu hali ile raporda davacının bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre hatalı olarak tespit edildiği ve dolayısıyla hatalı tazminat hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda; mahkemece davacının PMF 1931 yaşam tablosuna göre bakiye yaşam süresinin doğru olarak tespit edildiği gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine, 10/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.