YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3844
KARAR NO : 2023/4450
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/281 E., 2022/54 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/77 Esas, 2019/68 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna oy çokluğu ile karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.04.2019 tarih ve 2019/1387 Esas, 2019/713 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi 08.04.2019 tarihli kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.06.2021 tarihli ve 2020/12120 Esas, 2021/7462 Karar sayılı kararı ile;
“1) Dosya kapsamına göre, aşamalardaki beyanları hükme esas alınan tanık Mehmet B.’nın, temyiz aşamasında hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığı ile gönderdiği 09.06.2021 tarihli dilekçesinde, ‘Sanığa husumet besleyen tanık… M.’nin, olay günü akşam saatlerinde, ele geçen uyuşturucu maddeleri, sanığın çalıştığı ve barındığı iş yerinin önünde bulunan aracın içerisine koyduğunu ve aynı gün polis merkezine giderek sanığı ihbar ettiğini,…’in uyuşturucu madde sattığını, kendisine de ‘uyuşturucu madde kullanması nedeniyle ihbar edeceği’ şeklinde tehdit ve baskı uyguladığı için aşamalarda, ele geçen maddelerin sanığa ait olduğu yönünde beyanda bulunmak zorunda kaldığını,’ bildirerek, aşamalardaki ifadesinin aksine beyanda bulunduğu; ayrıca aşamalarda inkara yönelik savunmada bulunan sanığın çalıştığı ve barındığı iş yerinin önünde kapıları açık ve park halinde bulunan araçta ele geçen uyuşturucu maddelerin sarılı olduğu poşetler ve peçete kağıtlarının, 27.10.2017 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre, usulüne uygun olarak paketlendiği belirtilmiş olup, söz konusu materyal üzerinde karşılaştırmalı vücut izi ve karşılaştırmalı moleküler genetik inceleme yapılmadan, Adli Emanetin 2018/72 sırasında kaydedildiği anlaşılmakla;
a) 09.06.2021 tarihli dilekçesindeki beyanı dikkate alındığında, aşamalardaki beyanları hükme esas alınan tanık …’nın, usulüne uygun olarak duruşmaya çağrılıp, tanık sıfatıyla yeniden beyanının alınmasında zorunluluk bulunması,
b) Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2018/72 sırasında kayıtlı olan uyuşturucu maddelerin sarılı olduğu materyaller üzerinde, sanık Tuhanan ve tanık…’den usulüne uygun şekilde vücut izi(parmak, avuç izleri) ile genotip tespitine uygun örnekler(kan, tükrük, kıl vb.) alınarak, uzman kurum veya kuruluşa karşılaştırmalı vücut izi incelemesi ve karşılaştırmalı moleküler genetik inceleme yaptırılması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2) Kabule göre de; hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/281 Esas, 2022/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin sabit olmadığına, 2. Eksik araştırma ile karar verildiğine, 3. Takdiri indirim uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamında yer alan istihbari bilginin, ihbarın, olay tutanaklarının ve uzmanlık raporlarının içerikleri, sanığın aşamalardaki çelişkili savunmaları, tanık Saffet’in ve ihbarda bulunan tanık… aşamalardaki beyanları ile tanık Mehmet’in bozma öncesindeki beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, tanık…’in ihbarı üzerine, sanığın çalıştığı ve barındığı dayısına ait iş yeri önünde bulunan kapıları açık park halindeki aracın içinde 6 adet poşet içinde toplam 112 adet peçete kağıdına sarılı sentetik kannabinoidin ele geçtiği, bozma sonrası alınan uzmanlık raporuna göre içinde bir adet poşet ve peçete parçalarının bulunduğu 1 nolu bulgu üzerinde elde edilen ve epitel doku olduğu değerlendirilen örneğin, sanıktan alınan kan örneği ile genotipik olarak uyumlu olduğunun tespit edildiği olayda, sanığın ele geçen satışa hazır haldeki uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği sabit olup, temel cezanın alt sınırdan belirlendiği, suç konusunun sentetik kannabinoid olması nedeniyle 1/2 oranında arttırım uygulandığı, sabıkalı geçmişi, verilecek cezanın sanık üzerindeki
olası etkileri ve yargılamayı yönlendirme çabaları dikkate alınarak takdiri indirim uygulanmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın temyize konu dosya kapsamında tutuklu kaldığı 26.10.2017-26.07.2018, 26.02.2019-05.03.2019, 21.03.2019-30.04.2019, 28.08.2019-28.12.2020 tarihleri arasındaki sürelerin, Bilecik İnfaz Hakimliğinin 20.10.2021 tarihli, 2021/1982 Esas ve 2021/2008 Karar sayılı kararı ile mahsup edildiği anlaşılmakla, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, … Bölge Kriminal Polis Laboratuvarının 26.10.2021 tarihli karşılaştırmalı moleküler genetik inceleme raporunun, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, eylemin sübutunun tespiti için yeterli olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanık hakkındaki adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine” ilişkin ihtar yerine, “ödenmeyen adli para cezası miktarının 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tahsil edileceğine” ilişkin ihtarda bulunulması hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/281 Esas, 2022/54 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Sanık hakkındaki adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin beşinci paragrafında yer alan “ve ödenmeyen adli para cezası miktarının 5275 sayılı Yasanın 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tahsil edileceği hususunun sanığa ihtaratına” ibaresinin çıkarılarak, yerine “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına,” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.