Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/331 E. 2022/14062 K. 08.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/331
KARAR NO : 2022/14062
KARAR TARİHİ : 08.11.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan istinaf incelemesi sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davacı vekilinin istinaf isteminin HMK’ nun 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddine, davalı …’in istinaf isteminin kabulüne, davacının manevi tazminat davasının tüm davalılar yönünden reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalı kooperatifin 2004 yılı ile 2005 yılında 1.5 yıla yakın vekillik görevini yürüttüğünü, bu görevi nedeni ile 30 ayrı davayı ve bunun yanında kooperatifin ihtarname ve ibraname düzenleme, toplantılarına katılma ve her türlü uyuşmazlıklarını yapılan sözleşme gereği yürüttüğünü, sözleşmesi devam ederken diğer davalılar …, … ve …’un ofisine gelerek artık çalışmak istemediklerini bildirerek vekillikten çekilmesini istediklerini, o dönem kooperatif başkanı olan …’in MHP’li olup ilde görevli başka bir MHP’li avukat ile çalışmak gibi planı bulunduğunu, bu talebi doğmuş ve sözleşme bitimine kadar doğacak tüm hakettiği bedellerin ödenmesi halinde kabul edeceğini bildirdiğini, kendisinin azledildiğini, bunun üzerine haklı taleplerini yine vekalet ücret alacakları için ihtarname gönderdiğini en son Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2016/610 E. sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, alacaklarını istemesi üzerine kendisinin çok şey olduğunu düşünen kooperatif başkanının tamamen kişisel hırslar ve “Ben 60 yaşında albayım 27 yaşında bir avukatın üstesinden gelemeyecek miyim” düşüncesiyle ve diğer imzacı yönetim kurulu üyelerinin de onu dinlemesi sonucu haksız ve kişisel hırslarla kişilik haklarına saldırı niteliğinde şikayet ve dava sürecinin 2005 yılında başladığını, bu çerçevede birçok baro şikayetleri yapıldığını, baronun soruşturma açmadığını, idare mahkemelerine kadar gidildiğini bir dizi şikayetlerden sonra 2007/356 şikayet sayılı dosyanın oluşturulduğunu, yine davalıların şikayeti nedeniyle hakkında Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/149 esas 2011/456 karar sayılı davanın açıldığını, bu davadan beraat ettiğini, şikayetlerin iddia ve yargı hakkının kullanılması için değil sadece kişilik ve avukatlık haklarına ve mesleğine direk saldırmak davalı … emekli albayın tabiriyle “avukatlık ruhsatını yırttırmak” üzerine açılmış ve diğer tüm davalıların da onun verdiği emirleri yerine getirdiği haksız saldırının aslında … ve şahsi avukatlığını da yürüten …’in ortak yürüttükleri ve planladıkları saldırı düzeni olduğunu, sehven tek celse duruşmasına girdiği ve karşı tarafın kooperatif olduğu anlaşılır anlaşılmaz hemen geri çekinildiği davada uyarılmak yerine baro ve savcılığa şikayette bulunulduğunu, bunun haksız ve avukatın şahsi saldırısının açık delili olduğunu, haksız şikayet nedeniyle Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/50 esas sayılı dosyasında yargılandığını ve kooperatif aleyhine olan davada tek celse duruşmaya girmesinin kooperatifin hiçbir maddi kaybına yol açmadığından beraat ettiğini, emekli albayın kızı yaşındaki kendisinin diplomasını yırttırmak için tam 10 yıl uğraştığını ve bu süreçte kendisiyle yol yürüyecek kişilerin kooperatif yönetim kuruluna aldığını yürümeyecekleri çıkarttığını saldırının şahsi ve haksız olduğunu, bu kişinin kendisinin de kooperatif üyesi olduğu genel kuruldan başkan olmasını fırsat olarak yüz üyeye nasıl dolandırıcı olduğunu, nasıl kooperatifin 500,00-TL’sini çaldığını anlatarak daha doğrusu hukukçu bir üyeyi bunlarla susturarak bunun dışında hiçbir gündem maddesini ve yaptığı veya yapamadığı faaliyetleri konuşmadan toplanan trilyonlarlarca parayı ne yaptığını, yıllarca her üyeden trilyonlarca topladığı halde bunun yarısının harcandığı halde geri kalan paraların ne olduğunu anlatamayacağı için kendisini malzeme yaptığını, dolayısıyla şikayetlerin haklı ve hak arama özgürlüğü içeresinde değil tamamen şahsi hırs tahriki ile olduğunu hesap sorabilecek hukukçu bir bireyi alt ederek diğer üyeler gözünde güvenilmez inanılmaz ve dolandırıcı gibi göstererek yeniden başkan seçilip topladığı paraların hesabını vermekten kaçınma gayesi olduğunu bildirerek tüm dava ve talep haklarını saklı tutarak 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılar …, …, … ve … hakkındaki manevi tazminat davasının reddine, davacının davalı … hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı … vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin HMK’ nun 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddine, davalı …’in istinaf isteminin kabulüne,davacının manevi tazminat davasının tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 08/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.