Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/17345 E. 2022/11920 K. 11.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17345
KARAR NO : 2022/11920
KARAR TARİHİ : 11.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 11/04/2021 tarihli davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 28/12/2015 tarihinde müvekkilinin sürücüsü olduğu araç ile davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın çarpışması sonucu gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığı belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL geçici ve geçici maluliyet tazminatı talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile talebini 194.748,93 TL’ye yükseltmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının başvurusunun kısmen kabulü ile 3.872,92 TL geçici iş göremezlik ve 142.188,77 TL sürekli iş göremezlik zararı karşılığı toplam 146.061,69 TL’nin 22/09/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının reddine karar verilmiş, itiraz hakem heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz isteklerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
HMK’nın 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda hakem heyetince;dosya içerisinde yer alan Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosyasında alınan raporda davacı ve davadışı şahısın kusurları iki ihtimalli hazırlanmış mahkemece şüpheden sanık yararlanacağı değerlendirmesi yapılmış olup hakem heyetice dosyada kusur raporu alınmadan, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 kusur oranına göre hesaplama yaptırılmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda hakem heyetince, alanında uzman bilirkişiden kusur dağılımına ilişkin, mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra çıkan sonuca göre maddi tazminat miktarı takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
3-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 02/09/2020 tarihli raporunda başvurucunun meydana gelen kaza sebebi ile %20 oranında malul kaldığı bildirilmiştir. Hükme esas alınan rapor Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’i kapsamında düzenlenmiştir. Anılan rapora karşı davalı tarafça; davacının muayene edilmeden rapor düzenlenmesinin hatalı olduğu, tespit edilen arazın kaza ile arasında illiyet bağının olup olmadığının araştırılması gerektiği ve diğer yönlerden itiraz edilmiştir.
Kazanın 28/12/2015 tarihinde meydana geldiği dikkate alındığında, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alınarak rapor düzenlenmesi gerekirken hatalı raporla karar verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle; davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak belirtilen Yönetmelik’e uygun ve temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmek üzere itiraz hakem heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. Maddeleri uyarınca, tarafların vekille temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinin her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olduğu öngörülmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için ilgili mevzuat göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında belirlenmesi, söz konusu miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması hâlinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.