YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8098
KARAR NO : 2010/13387
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan …’nun mirasçısı olduğu halde, diğer mirasçıların aldıkları geçersiz mirasçılık belgesi ile murise ait 4 parça taşınmazın adlarına intikalini sağladıktan sonra aralarında rızai taksim yaptıklarını, alınan verasetin iptali kararı ile mirasçılığının belirlendiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, 52 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu dükkanın …’na, ondan da Halk Yaşam Sigorta A.Ş.’ye satıldığınının anlaşılması üzerine adı geçenleri davaya dahil ederek payı oranında iptal-tescil, olmadığı takdirde bedelinden payına isabet eden miktarın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, iddiaların doğru olmadığını belirtip, davanın reddini savunmuşlar, dahili davalı Halk Yaşam Sigorta A.Ş. ise dava konusu 2 nolu bağımsız bölümü tapu kaydına güvenerek satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece;” Adana 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/73-303 sayılı verasetin iptaline konu ilam gözetilerek davacıya hak tanınması doğrudur. Ne varki, 52 parsel sayılı taşınmazda iştirakçi olarak gözüken…’nin iştirak payının davacının murisinden mi, yoksa önceki bir muristen mi geldiği açıklığa kavuşturulmadan… payından bir bölümünün davacıya hükmen geçirilmiş olması doğru değildir. Diğer taraftan, 52 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu dükkanın davalı mirasçılar tarafından…’ye, ondan da Halk Yaşam Sigorta A.Ş.’ye satış yoluyla temlik edildiği anlaşılmaktadır. Davacı Ayın isteği yanında imkansızlık halinde bedel isteğinde de bulunduğuna göre, davacının miras payı gözetilmek suretiyle taşınmazı…’ye temlik eden mirasçılardan payı karşılığı bedelin tahsiline karar verilmemiş olması da doğru değildir. Öte yandan, veraset ilamı kapsamına göre miras bırakanın eşinin çekişmeli taşınmazlardaki davalı mirasçılara devrettiği payı dışarda kalmak suretiyle kalan paylar üzerinden davacıya pay verilmesi gerekirken, yanılgılı bilirkişi raporu dayanak yapılmak suretiyle karar verilmesi de isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar ve dahili davalı … tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 07.12.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları
dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalılar ve dahili davalı …’nin temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1.222.24.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan ve dahili temyiz eden davalıdan alınmasına, 14.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.