YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12393
KARAR NO : 2010/13872
KARAR TARİHİ : 22.12.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, çekişme konusu 10 parça taşınmazını davalılara satış yoluyla devrettiğini, ancak işlemin gabin nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek, iptal-tescil istemiş, sonradan davalı … tarafından davalı …’ın oğlu …ye devredilen taşınmazlar bakımından da birleştirilen davayı açmıştır.
Davalılar, gabinin unsurlarının bulunmadığını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmazların satışının gabin nedeniyle geçersiz olduğu; birleşen davanın davalısı …nin ediniminin de iyiniyetli sayılamayacağı gerekçesiyle her iki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, “gabin” nedenine; birleştirilerek görülen dava ise muvazaa nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, her iki davanın da kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Getirtilen kayıt ve belgelerden, çekişmeli (10) parça taşınmaz davacıya ait iken, 29.05.2006 tarihli resmi akitte (8)’inin davalı …’a, (2)’sinin davalı …’a toplam 18.850 TL. bedelle satıldığı; davalı …’ın da davacıdan aldığı (2) parça taşınmazı davadan önce 13.02.2007 tarihinde davalı …’ın oğlu olan …ye sattığı görülmektedir.
Davacı, (10) parça taşınmaz hakkında … ve … aleyhine eldeki davayı açarak “gabin” iddiasında bulunmuş; bunlardan …ye devredilen (2) parçası hakkında da birleştirilen davayı açarak işlemin muvazaalı yapıldığını ileri sürmüştür.
Dosya içeriği ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda, BK.’nun 21. maddesinde düzenlenen “gabin”in objektif ve subjektif unsurlarının gerçekleştiği ve … ile … arasındaki işlemin de muvazaalı biçimde yapıldığı; bunun yanında, her iki davanın davalılarının da el ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacının “gabin” iddiasında bulunduğu işleme karşı 1 yıllık hak düşürücü sürede davasını açarak iradesini ortaya koyduğu, taşınmazlardan ikisinin davadan önce …ye aktarılmış olması nedeniyle de süreye tabi olmayan muvazaa iddiasına dayalı birleştirilen davasını açtığı; kaldı ki, davalılar arasındaki el ve işbirliğinden ötürü asıl dava bakımından husumette yanılgıdan değil eksiklikten söz edilebileceği, birleştirilen dava ile de anılan eksikliğin giderildiği; diğer taraftan, harç ve yargılama masraflarının el ve işbirliği içerisindeki davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde de bir usulsüzlük bulunmadığı gözetildiğinde, davalıların öteki temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Kararın, tapu iptali-tescil ile harç ve yargılama masraflarına yönelik kısımlarının ONANMASINA,
Ancak, birleştirilen dava bakımından davalılar … ile … arasındaki işlemin muvazaalı biçimde yapıldığı benimsendiğine göre, aralarında herhangi bir bedel alışverişi olmadığının da kabulü gerekeceğinden, iki parça taşınmazın akit bedelinin davalı …’dan alınıp davalı …ye ödenmesine hükmedilmesi isabetsizdir. Davalıların bu hususa değinen temyiz itirazı yerindedir.
Ne varki, değinilen husus yeniden yargılamayı zorunlu kılmadığından, hükmün “ Davalı … …’in 572 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların satışı nedeniyle almış olduğu tapuda görünen bedel karşılığı 3.700,00.-TL’nin davalı … Akçay’a 13.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine, ” şeklindeki üçüncü paragrafının karardan çıkarılmasına ve yerel mahkeme kararının bu şekliyde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı 3.857.50.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 22.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.