YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19750
KARAR NO : 2023/4561
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2015 tarihli ve 2015/16 Esas, 2015/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 19.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şekerbank İstanbul Aksaray Şubesine ait Efor Çimento LTD.ŞTİ. adına açılmış hesaptan … adına keşide edilmiş görünen 16.08.2013 keşide tarihli 11.500,00 TL bedelli 1003079 seri numaralı çekin katılan … tarafından bankaya ibrazında sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, alınan savunma ve beyanlardan suça konu çekin, sanık … tarafından katılandan almış olduğu 35 adet küçükbaş hayvan karşılığı olarak verildiği belirlenmiştir.
2. Katılan tarafından, sanık …’ın kendisine verdiğini beyan ettiği içeriğinde ‘ 35 adet kuzu aldım.1.000 TL para verdim. 11.500 TL çek verildi, teminat alınan hesap 10.500-1000=90500 kalan, … 0537….’ yazılı not kağıdının dosyaya sunulduğu, ilgili not kağıdı ve suça konu çekin Adli Emanetin 2013/486 sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
3. Suça konu çek üzerinde yapılan incelemeye ilişkin 18.09.2013 tarihli Uzmanlık raporunda, tamamen sahte olarak oluşturulduğunun ve üçüncü kişiler yönünden aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirtildiği, yazı ve imza incelemesine ilişkin 28.10.2014 ve 23.12.2014 tarihli bilirkişi raporlarında ise, keşideci imzalarının … ve … eli ürünü olduğunu gösterir yeterli bulgu olmadığı, çek ön yazıları ile sanık …’ın mevcut mukayese yazıları arasında bazı harf ve rakamların tersimi yönünden benzerlikler bulunduğuna yönelik tespitlere yer verildiği anlaşılmıştır.
4. Sanığın aşamalardaki savunmalarında, katılandan anılan hayvanları aldığını, bedelin bir kısmını nakit ödediğini, kalan bedelin hala borç olarak durduğunu, ödeyemediğini, katılana çek vermediğini ifade ettiği, son celse mahkemece katılan tarafından dosyaya sunulan not kağıdı sorulduğunda ise katılana bir yazı verdiğini, belirtilen yazıyı vermiş olabileceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
5. Mahkemece, emanette kayıtlı suça konu çek ve katılan tarafından dosyaya sunulan not kağıdı duruşmaya getirtilerek özellikleri tutanağa geçirilmiş, yasal unsurları belirlenmiştir.
6. Mahkemece, mevcut delillere göre daha önceden düzenlenen ve sahteliği sanıkça bilinen çekin katılana verildiğinin olayın oluşuna uygun düştüğü, alışveriş esnasında katılanın talebi üzerine sanıktan kendi el yazısı ile yazılmış bir belge alındığı, bu belgede taraflar arasındaki alışverişe, ödemeye ve çeke ilişkin bilgiler bulunduğu, sanığın böyle bir yazı yazarak katılana verdiğini kısmen kabul ettiği ve tanık beyanlarının da katılan beyanlarını doğruladığı belirtilmek suretiyle sanığın daha önceden düzenlenmiş ve sahteliği sanıkça bilinen çeki katılanı dolandırmak kastıyla verdiği değerlendirilerek sanık hakkında eylemine uyan resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından ve dolandırıcılık suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katılandan az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, gün adli para cezası miktarı belirlenmeden doğrudan menfaatin iki katı adli para cezasına hükmedilmesi sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. İddia, savunma ve beyanlar, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemesi ve yüklenen suçların unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedenleriyle kurulan hükümlerde eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2015 tarihli ve 2015/16 Esas, 2015/62 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.