YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2323
KARAR NO : 2023/4562
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2015 tarihli ve 2015/261 Esas, 2015/610 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 … maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 … maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Sanık Hakkında
1. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün onanması,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün, aldatıcılık niteliğinin hakim tarafından değerlendirilmesi gerekliliği nedeniyle bozulması,
Görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın samimi beyanlarıyla pişmanlığını dile getirdiğine, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporuna göre suça konu belgenin kağıt kalitesi, mühür izleri yönünden aldatıcılık niteliğinin bulunmadığına, sanığın yüklenen suçlardan beraatine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde, rutin trafik denetimi sırasında yapılan alkol muayenesinde 1.56 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, kolluk ekipleri tarafından elinde sakladığı belge görülmesine rağmen kimlik ibrazı yapmaktan kaçındığı ancak daha sonrasında üzerindeki suça konu … kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan … belgesini ibraz ettiği anlaşılmıştır.
2. Suça konu … belgesi üzerinde yapılan incelemeye ilişkin İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen 20.02.2015 tarihli Uzmanlık Raporunda, inceleme konusu … belgesinin tamamen sahte oluşturulduğu ve belgenin düzenli bir yapıya sahip olması, belgede fotoğraf üzerine gelecek şekilde oluşturulmuş mühür izi bulunması nedeniyle, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu bildirilmiştir.
3.Mahkemece tüm dosya kapsamından, alkollü araç kullandığı ve sahte … belgesi düzenletip kullandığı sabit görülen sanık hakkında ilgili Kanun maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 20.02.2015 tarihli Uzmanlık Raporunda suça konu belgenin özelliklerine yer verilmiş olduğu gözetilerek, suça konu belgenin düzenli bir yapıya sahip olduğunun ve fotoğraf üzerinde mühür izi bulunduğunun anlaşılması karşısında aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlendiğinden Tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. İddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin ve unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedenleriyle kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B.Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı kurulan hükümde; 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 250 ve 251 … maddelerindeki “Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun anlaşılması nedeniyle, hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2015 tarihli ve 2015/261 Esas, 2015/610 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2015 tarihli ve 2015/261 Esas, 2015/610 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.