Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8856 E. 2023/4648 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8856
KARAR NO : 2023/4648
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, taksirle yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar …, … ve …’e yüklenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmıştır.
Sanıklar … ve … hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve 2015/106 Esas, 2015/233 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, … ve …’in resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, sanık …’in katılan …’ya karşı taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine; sanık …’in katılan …’ya karşı taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinin son cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili hükümleri temyiz etmek istediğine dair süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli karar tebliği sonrasında başkaca dilekçe sunmamıştır.
Sanık …’in temyiz isteği; olayda suçu bulunduğuna dair somut delil olmadığına, hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanıklar …, … ve … Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Verilen Beraat Kararları Yönünden
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Verilen Mahkûmiyet Kararı Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 225 … maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, 22.05.2013 tarihli iddianame ile sanık … hakkında münhasıran resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kamu davası açıldığı, taksirle yaralama suçuna ilişkin anlatıma ve sevk maddesine yer verilmediği gözetilmeden sanık hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı halde taksirle yaralama suçundan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 225 … maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık … Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Verilen Beraat Kararı Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 26.12.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
A. Sanıklar …, … ve … Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Verilen Beraat Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi … vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Verilen Mahkûmiyet Ve Sanık … Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Verilen Beraat Kararları Yönünden Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve 2015/106 Esas, 2015/233 Karar sayılı kararırına yönelik katılan vekili ve sanık …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.