Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10318 E. 2023/4651 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10318
KARAR NO : 2023/4651
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2013/254 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca dört kez teşdiden 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mesleği gereği bakımlarını yaptığı araçlar nedeniyle haksız yere ceza aldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, hırsızlığa konu dört adet aracın motor ve şasi numaralarını ağır hasarlı araçlara ait numaralar ile değiştirmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında; oto boyama ve kaporta işiyle uğraştığını, suça konu araçların da sadece boyama işini yaptığını, sahtecilikle ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
3.Tanık K.D. yeminli anlatımında; suça konu araçların çalıştırdığı otoparka sanık tarafından bırakıldığını, sanığı kesin olarak teşhis ettiğini beyan etmiştir.
4. İTÜ Makine Mühendisliği Fakültesince yapılan inceleme ve Emniyet Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü ekspertiz raporları ile suça konu araçların motor ve şasi numaraları silindikten sonra mevcut numaralar vurulmuş olan şikâyetçilere ait çalıntı araçlar olduğu tespit edilmiştir.
5. Mahkemece, motor ve şasi numaraları change (çenç) edilmiş her bir çalıntı araç için sanık hakkında atılı suçun sübut bulduğu kabul edilerek ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde işlenmiş tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2. İddia, savunma, tanık K.D.’nin yeminli anlatımı, tutanak düzenleyicisi tanık anlatımları, uzmanlık raporları, olay ve teşhis tutanakları, görüntü kayıtları ve tüm dosya kapsamı karşısında; yüklenen suçun sübutunu kabule yönelik Mahkeme takdirinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı … Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun’un “kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesindeki zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın artırılmasının gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alındığında; somut olayda aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket eden sanığın, farklı tarihlerde suça konu araçların motor ve şasi numaralarını change (çenç) ederek otoparka bıraktığının tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, hakkında tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulup cezasının 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri gereğince artırılması, birden çok sahte belgenin düzenlenmesi ile kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden, dört ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2013/254 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.