Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/9756 E. 2023/4654 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9756
KARAR NO : 2023/4654
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 318 … maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2014/68 Esas, 2016/379 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine, 1 yıl müddetle denetim süresine tabi tutulmasına ve hak yoksunluklarına; sanık …’nun resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık … hakkında alt sınırdan ceza tayin edilerek cezasının ertelenmesinin, sanık … hakkında beraat hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanığın şirketin sahibi olduğuna, muhasebe işleriyle ilgilenmediğine, muhasebe işleriyle ilgilenen ve senetleri bankaya teslim eden muhasebe müdürü beraat ettiğine göre, senet üzerinde yazı ve imzası bulunmayan müvekkilinin de beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar hakkında, katılan adına 30.05.2011 tarihli üç adet senedi sahte olarak düzenleyerek bankaya vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan anlatımında; sanıklardan …’e ait inşaat firmasından daire satın almak için sözleşme yaptıklarını,ödeme aracı olarak sanığa senet verdiğini, bedellerini ödeyerek senetleri geri aldığını, sanığın daireyi teslim etmemesi üzerine şikâyetçi olduğunu, suça konu olan senetleri ise kendisinin imzalamadığını, bankadan ihbar gelince senetlerden haberdar olduğunu, sanık … ile görüştüğünde suça konu senetleri bankaya teminat olarak verdiğini, kendisine herhangi bir zarar gelmeyeceğini söylediğini beyan etmiştir.
3. Sanık … sorgusunda; inşaat firmasının sahibi olduğunu, katılanla daire satımı konusunda anlaşma yaptıklarını ve senetler aldığını, katılanın anlaşmaya rağmen senet bedellerini ve daire bedelini tamamlayamadığını, ödeme zorluğu çekince yeni senetlerin tanzimine onay verdiğini ve katılanın rızası dahilinde suça konu senetlerin düzenlendiğini, ancak o tarihte senetlerin kimler tarafından düzenlendiğini hatırlamadığını, senetleri bankaya teminat olarak ibraz ederek kredi çektiğini ve krediyi ödeyerek senetleri geri aldığını, katılan daireyi almaktan vazgeçince de geri ödeme planı yaptıklarını, diğer sanığın o tarihlerde şirketinde muhasebe elemanı olarak çalıştığını beyan etmiştir.
4. Sanık … sorgusunda; suç tarihinde diğer sanık …’e ait olan inşaat firmasında muhasebe elemanı olarak çalıştığını, firmadan konut alanların ödeme planlarını ve senetlerini kendisinin tanzim ettiğini ancak borçlu imzalarını şahısların kendilerinin attığını, katılanın senetlerini de tanzim etmiş olabileceğini ancak imzaları kendisinin atmadığını, borçlu tarafından imzalanmış olması gerektiğini beyan etmiştir.
5. Bilirkişi tarafından 15.10.2010 düzenleme, 30.05.2011 ödeme tarihli, alacaklısı sanık …’in sahibi olduğu OG Yapı İnş. Ltd. Şirketi, borçlusu katılan … olan 30.000,00 TL bedelli senet incelenmiş borçlu imzaları ile senet metnindeki yazıların katılan ve sanıkların eli ürünü olmadığı kanaati belirtilmiştir.
6. Mahkemece sanık …’in, katılanın bilgisi ve rızası dışında katılanı borçlu göstermek suretiyle kim tarafından düzenlendiği anlaşılamayan sahte nitelikteki bonoları firması adına kredi teminatı olarak Garanti Bankasına verdirdiği, 30.05.2011 ödeme tarihli 30.000,00 TL’lik bono dışındaki diğer bonoların imza bölümleri koparılarak iptal edildiğinden inceleme konusu yapılamadığı, incelenen sahte bono yönünden ise sanık lehine tanzim edilmiş olması, sanığın yetkilisi olduğu şirket cirosu ile bankaya verilmesi, sanığın bilgisi ve rızası dışında bankacılık işlemlerine konu edilmesinde başkalarının menfaatinin bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde yüklenen suçun sübut bulduğu gerekçesiyle cezalandırılmasına; sanık …’in firmasında muhasebe elemanı olan sanık …’nun ise senetlerin sahte olduğunu bilerek suça iştirak ettiği ve bu senetleri sahteliğini bilerek bankaya teslim ettiğine dair cezalandırılmasına … nitelikte delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
İddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanık müdafii ile katılan vekilinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ise de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2014 tarihli iddianamesine konu senetlerin bankaya hangi tarihte verildiklerinin dosya kapsamından anlaşılamaması karşısında, zamanaşımı hükümlerinin uygulanma ihtimaline binaen suça konu senetlerin sanıklar tarafından bankaya hangi tarihte ibraz edildiklerinin araştırılarak suç tarihinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerektiğinin ve cezası ertelenen sanık … hakkındaki denetim süresinin alt sınırının 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2014/68 Esas, 2016/379 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.