YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2836
KARAR NO : 2023/4710
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2013/186 Esas, 2015/204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.12.2020 tarihli, 15-2016/9582 sayılı ve hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nın, katılan Özel … Sağ. Tes. İnş. Tur. Spor San. Tic. A.Ş. ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden 21.01.2012 keşide tarihli ve 38.000,00 TL bedelli çeki verdiği, daha sonra çeki geri almak istediğini belirterek katılan şirkete iki adet bono tanzim edip vermek suretiyle çeki geri aldığı, iade aldığı çekin keşide tarihini değiştirmek ve katılan şirket adına sahte kaşe ve imza ile ciro etmek suretiyle borcuna karşılık katılan …’e verdiği, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldı anlaşılmıştır.
2. Katılan … beyanında, … Konfeksiyon şirketine ekmek sattığını ve karşılığında suça konu çeki sanık …’dan aldığını, ayrıca çeki verdiğine dair sanığın el yazılı beyanının olduğunu ifade etmiştir.
3. Katılan … beyanında, Özel … Sağlık Hizmetleri şirketinin yönetim kurulu başkanı olduğunu, sanık …’yı kendilerine ait … Hastanesinin yemek hizmetini sağlayan … Konfeksiyon şirketinin yetkilisi olarak tanıdığını, küçük esnaf oldukları için zaman zaman kendilerine borçlandıklarını, bunun karşılığında suça konu çeki verdiklerini, daha sonra çeki işleme koymadan sanığın sıkışık olduğunu söyleyerek senet vermek ve çeki geri almak istediğini söylediğini, senetleri alarak çeki iade ettiklerini, daha sonra bu çekin üzerinde keşide tarihinin 21.09.2012 olarak tahrif edilip ayrıca çekin arkasına şirketlerinin kaşesi basılıp sahte ciro yapılarak piyasaya sürüldüğünü belirterek şikâyetçi olmuştur .Katılan şirketin bünyesinde olan … Hastanesi’nin Genel Müdürü … da katılan …’in beyanlarını doğru olamıştır.
4. Sanık savunmasında, çekteki imzanın …’a ait olduğunu, ona ait değilse bile katılan Özel … Hastanesi yetkililerinden birine ait olduğunu, ticari ve dostluk ilişkisi çerçevesinde her iki firmanın birbirlerine hatır çeki verdiklerini, suça konu çeki yetkisi dahilinde ciro edip imzaladığını belirterek suçlamayı kabul etmediği, soruşturma aşamasında ise, … Konfeksiyon şirketinin müdürü olduğunu, müdürü olduğu şirketin Özel … Sağlık Hizmetleri şirketine yemek hizmeti verdiğini, bu kapsamda birbirlerine çek verdiklerini, şikâyetçi şirketin çeklerini ödediğini, ancak müdürü olduğu şirketin ekonomik anlamda zor durumda olduğundan ödeme yapamadığını, bu yüzden Özel … Hastanesi müdürü …’ın kendilerinden gider göstermek üzere almadıkları halde yemek faturası istediğini, bunun karşılığında çekleri iade edeceğini söylediğini, şirketin genel müdürü …’in teklifi kabul ederek naylon fatura kestiğini ve karşılığında çekleri kendisinin teslim aldığını, daha sonra geçmiş tarihten kalan borç için …’e iade edilen 38.000,00 TL tutarlı çeki … Konfeksiyon şirketinin kaşesini basarak ciro edip verdiğini, bu durumdan genel müdür … …’in haberinin olduğunu, keşide tarihinde düzeltme yaparak paraf ettiğini, suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiştir.
5. Dosyada mevcut suça konu çekin onaysız fotokopisi üzerinde yapılan incelemede, çekin keşidecisinin … Konfeksiyon Dayanıklı Tüketim Malzemeleri Ticaret Limited Şirketi olduğu, lehtarın ve birinci cirantanın Özel … Sağlık Tesisleri Anonim Şirketi olduğu, ikinci ciranta konumunda sanığın müdürü olduğu … Konfeksiyon şirketinin, üçüncü ciranta konumunda ise … … Ekmek Fırını (…), son cirantanın ise katılan … olduğu, keşide tarihinin 21.09.2012 olarak değiştirildiği ve üzerine paraf atıldığı anlaşılmıştır.
6. İnceleme konusu çekteki birinci ciranta imzasının …’ın eli ürünü olmayıp adına taklit edilerek tersim edilmiş bir imza olduğu, imzanın sanık tarafından atıldığına dair bulguya rastlanmadığı, taklit edilerek sahte olarak tersim edilen imzalarda aidiyet tespitinin grafolojik metotlarla tespitinin çoğunlukla mümkün olmadığına dair BLG-2013/797 sayılı ekspertiz raporunun dosyada olduğu anlaşılmıştır.
7. Tanık … …’in beyanında, 11 yıldır Özel … Sağlık …. A.Ş. nde yemekhane bölümünde çalıştığını, Sanık …’nın ise yemekhaneyi işleten firmanın sahibi olduğunu, bu sırada kalacak yerinin olmadığını, bu yüzden sanık ile birlikte kaldığını, sanığın kendisine imzalanacak evraklar olduğunu söylediğini, sanığın ricası üzerine imzaladığını, evraklar ile ne yapıldığını bilmediğini, sanık …’in hastaneye yemek temin eden başka bir firmasının daha olduğunu, sanığa ait yemek şirketinde çalıştığını ifade etmiştir.
Yargılama sonucunda, mahkeme sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğunu kabul ederek mahkumiyet kararı vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Olay ve olgular bölümünde açıklandığı üzere, çekin orijinal olması, keşide tarihi bölümünde değişiklik yapılmasına rağmen sanık tarafından paraf edildiğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217 … maddesi uyarınca duruşmadan ve dosyadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, atılı suçun sübutu ve nitelemesi yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2013/186 Esas, 2015/204 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023. tarihinde karar verildi.