Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21049 E. 2023/4845 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21049
KARAR NO : 2023/4845
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 Sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/361 Esas, 2015/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, aynı Kanun’un, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, bir sebebe dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’a ait suça konu sahte çekin sanık tarafından katılanın çantasından rızası dışında alınarak, mağdur …’e, almış olduğu mal karşılığında verildiği iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; suça konu çekin aralarındaki ticari ilişki nedeniyle katılan … tarafından kendisine verildiğini, kendisinin de borcuna karşılık tanık …’ya verdiğini beyan etmiştir.
3. Katılan beyanında; suça konu çeki sanığın 2011 yılı yaz aylarında yemek yedikleri sırada çantasından çaldığını düşündüğünü, sanıktan yaklaşık 350.000,00 TL alacağının olduğunu, sanıkla icralık olduğunu, borcunu ödememek için bu şekilde davrandığını düşündüğünü beyan etmiş.
4. Mağdur … beyanında; suça konu çeki sanığa satmış oldukları malzemeler karşılığında, çalışanı olan …’nun aldığını, sanığa söz konusu malzemeleri 2010 yılında verdiklerini, tanık … beyanında; sanığa malzeme sattıklarını, aralarındaki ticaret nedeniyle sanığın önceden bir çek verdiğini, daha sonra telefon ederek, verdiği çeki değiştirmek istediğini söylediğini bunun üzerine sanığın çağırdığı yere gittiğini, sanığın orada ismini bilmediği bir kişiden suça konu çeki alarak cirolayıp kendisine verdiğini, kendisi gittiğinde çekin hazır olduğunu, sanığın sadece çeki ciro ettiğini, kendi yanında çekin başka bir yerinin doldurulmadığını beyan etmişlerdir.
5. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 06.11.2013 tarihli ekspertiz raporunda; suça konu çekteki keşideci imzasının katılan …’ın eli ürünü olmadığı, 03.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise; çekin arka yüzündeki birinci ciro yazısı ve imzasının sanığın eli ürünü olduğu, bunun dışındaki diğer yazı ve imzaların sanık ve katılanın eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
6. Mahkemece, sanığın suça konu çeki katılandan aldığı yönündeki savunmasına, katılanın savunmayı doğrulamayan beyanı ve alınan bilirkişi raporları ile çekteki keşideci imzasının katılanın eli ürünü olmadığının belirlenmiş olması nedeniyle itibar edilmeyerek, sanığın olay tarihinde tespit edilemeyecek bir biçimde elde ettiği katılana ait çeki, tespit edilemeyecek bir şekilde keşideci yerine imza atarak ya da attırarak düzenlediği ve ardından aralarındaki ticari ilişki nedeniyle …’ya verdiği sabit kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mağdur … ve tanık …’nun beyanları ve tüm dosya kapsamından suça konu çekin sanık tarafından mağdura önceden … borç nedeni ile sonradan düzenlenerek verildiğinin anlaşılması karşısında; dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmış ve atılı suçtan sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/361 Esas, 2015/376 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/361 Esas, 2015/376 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2023 tarihinde karar verildi.