Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12382 E. 2023/4923 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12382
KARAR NO : 2023/4923
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/284 Esas, 2015/717 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kovuşturma aşamasında, suça konu senedi katılan …’ya verdiği başka bir senetle karıştırarak … isimli şahıstan aldığını söylediğini, katılan …’dan faizle aldığı paralar karşılığında boş senetler verdiğini, suça konu senedin de verdiği boş senetlerden biri olduğunu, katılan …’ı tanımadığını, senede borçlu olarak … isminin sonradan yazılarak icra takibine konulduğunu, senedin sahte olarak düzenlenmesiyle ilgisinin bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, katılan …’ya olan borcu nedeniyle katılan … adına sahte olarak düzenlediği senedi vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan … anlatımında; suça konu senedi borcuna karşılık sanığın verdiğini beyan etmiştir.
3. Katılan … anlatımında; suça konu senette adına atılı bulunan imzanın kendisine ait olmadığını, sanığı ve katılan …’yı tanımadığını beyan etmiştir.
4. Sanık sorgusunda; suça konu senedi yaptığı alışveriş karşılığında … …’dan aldığını beyan etmiş, bilahare 15.09.2015 havale tarihli dilekçesi ile temyiz dilekçesinde ise suça konu senedi katılana verdiği başka bir senetle karıştırdığını, suça konu senedin katılan …’a verdiği boş senetlerden olduğunu, senette borçlu görünen …’ı tanımadığını, borçlu isminin kendisi tarafından yazılmadığını beyan etmiştir.
5.Bilirkişi raporu ile adına atfen atılan borçlu imzalarının katılan … eli ürünü olmadığı, katılan … adına atılan ciranta isim yazısı ve imzanın …’a ait olduğu, ciranta … isim yazısının sanık …’na ait olduğu ancak … adına atılı bulunan ciranta imzası ile …’nun mukayese imzaları arasında kaligrafik yakınlık tespit edilemediği, senetteki diğer yazı ve imzalar ile sanık ve katılanların yazı ve imzaları arasında farklılık bulunduğu belirlenmiştir.
6. Mahkemece; suça konu senedin sanık … tarafından ciro edilerek katılan …’a verildiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Suça konu senedin lehdarının katılan … olduğu, borçlu görünen katılan … tarafından …’a verilmiş gibi düzenlendiği, hükme ve iddiaya esas alınan bilirkişi raporunda ciro isim yazısının sanığa ait olmakla birlikte adına atılan ciro imzasının sanığa ait olmadığının belirlendiğinin anlaşılması karşısında; sanığın katılan …’a boş senetler verdiğine dair savunmasının değerlendirilip tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken bilirkişi raporunun aksine adına atılan ciro imzasının sanığa ait olduğu kabul edilerek mâhkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/284 Esas, 2015/717 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.