Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8729 E. 2023/4928 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8729
KARAR NO : 2023/4928
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/155 Esas, 2015/353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 … ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığın karakoldaki ifadesinin gerçek kimlik bilgilerine göre alınmış olması, gerçeğe aykırı olarak beyan ettiği isme göre düzenlenmiş herhangi bir belge bulunmaması nedeniyle eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında idari para cezası yaptırımını gerektiren kabahat olarak nitelendirilmesi gerektiği, aynı Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 03.03.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; olay nedeniyle pişman olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, hırsızlık yaptığı şüphesiyle yakalandığında kolluk görevlilerine ismini … olarak bildirmek suretiyle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; yakalandığında kendisini memleketten komşusu ve … arkadaşı olan … olarak tanıtarak, onun kimlik bilgilerini verdiğini, karakola gittiklerinde gerçek kimliğinin ortaya çıktığını beyan etmiştir.
3. Mahkemece sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın olay nedeniyle düzenlenen ilk tutanağı şüpheli sıfatıyla ve … ismi ile imzalamış olması nedeniyle sanığın gerçeğe aykırı olarak beyan ettiği isme göre düzenlenmiş herhangi bir belge bulunmadığından eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabahat olarak nitelendirilmesi gerektiğine yönelik Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Olay tarihinde sanığın hırsızlık şüphesiyle yakalandığında görevli polis memurlarına hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendisini arkadaşı … ismiyle tanıtarak bu kişiye ait kimlik bilgilerini verdiği ve 03.03.2015 tarihli ilk olay tutanağının … ismine düzenlendiği anlaşılmakla, …’nın gerçek bir kişi olup olmadığı araştırılarak, gerçek kişi olduğunun belirlenmesi halinde sanığın eyleminin seri muhakeme usulüne tabi olan 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik inceleme ile “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Hüküm tarihinde Marmara 8 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmayan sanığın hükmün tefhim olunduğu duruşmaya bizzat veya SEGBİS yoluyla katılımı sağlanmadan, yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabule göre de;
a) Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 250 ve 251 … maddelerindeki “Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 nci maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/155 Esas, 2015/353 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.