YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38137
KARAR NO : 2023/4646
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2021/12819 Esas, 2022/1502 sayılı bozma Kararı üzerine;
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/183 Esas, 2022/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.10.2022 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Arsa satışında hileli işlem yapılmadığına,
3. Örgüte yardım etmediğine,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara ,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında öncelikle temel ceza tayin edilip sonrasında TCK’nın 220 inci maddesi 7 nci fıkra 2 nci cümle ile indirim uygulandıktan sonra devamında 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi gereğince artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması netice cezayı değiştirmediğinden sonuca etkili görülmemiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasında 1 yıl 13 ay hapis cezası yerine 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmolunmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini ve suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “30.05.2016” yerine “09.11.2016” olarak yazılması kanuna aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/183 Esas, 2022/329 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün dördüncü fıkrasında yer alan “2 yıl 1 ay” ibaresinin çıkartılarak yerine “1 yıl 13 ay” ibaresinin yazılması ve suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “30.05.2016” olarak suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.