YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11858
KARAR NO : 2017/9126
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddelerigereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanığın kolluk kuvvetlerince saat 01:45 te yapılan rutin yol kontrolünde 1.26 promil alkollü olduğunun, ölçümü kabul etmemesi üzerine 40 dakika sonra başvurduğu hastanede yapılan ölçümde 0.98 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, yerleşik Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi uygulamalarına göre vücuttaki alkol oranının her saat ortalama 15-20 promil düştüğü ve iki ölçüm arasında geçen zaman dikkate alındığında, sanığın güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 1.00 promilin üstünde alkollü bulunduğunda teredüt bulunmamakla birlikte, rutin kontrol sırasında yasal sınır üzerinde alkollü olarak … kullandığı tespit edilen sanık hakkında, almış olduğu alkol miktarı ve suçun işleniş biçimi gözetilip, temel ceza belirlenirken, TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayini,
2-Dosya içerisindeki adli sicil kaydında silinme koşulları oluşmuş, adli para cezasından ibaret sabıka kaydı bulunan, kolluk ve kovuşturma evresindeki savunmalarında alkollü olduğunu açıkça kabul eden, hükmolunan cezasından TCK’nın 62. maddesi, gereğince indirim yapılan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep eden, talimat yoluyla ifadesinin alınması için talimat yazılmasına rağmen ilk duruşmada asıl mahkemesinde hazır bulunan ve olumsuz bir davranışı zapta geçilmeyen sanık hakkında, “Sanığın sabıkalı geçmişi dikkate alınarak, bir daha suç işlemekten çekineceğine dair, mahkememize olumlu bir kanaat gelmediğinden, sanığın geçmişi ve sanığın kişilik özellikleri itibari ile sanık hakkında bir cezaya hükmedilmesine gerek görüldüğünden ve ayrıca sanığa verilen hapis cezası para cezasına çevrildiğinden sanık hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 231. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına,” şeklindeki isabetsiz ve dosya kapsamına uymayan gerekçeyle CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
3-Sanığa verilen taksitli adli para cezasının, taksitlerinden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtaratı yerine, geri kalan kısmın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine hükmedilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak, BOZULMASINA 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.