YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16620
KARAR NO : 2023/4764
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
TUTUKLU
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1659 E., 2021/1636 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2020/423 Esas, 2021/63 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 16 yıl 3 ay hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2021/1659 Esas, 2021/1636 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
24.01.2020 günü Emniyet Müdürlüğü’nün ihbar hattına, Necip bey sokak üzerindeki parkta eşgali bildirilen iki kişinin uyuşturucu madde sattığının bildirilmesi üzerine, olay yerine giden görevliler tarafından sanık … ve temyiz dışı sanık …’nın görüldüğü, sanığın görevlileri fark etmesi üzerine kaçmaya başladığı ve aynı sokak üzerinde bulunan evinin bulunduğu apartmana girdiği, sanığın 4 nolu dairenin giriş kapısının önünde naylon şeffaf poşet içindeki net ağırlığı 193,5 gr olan sentetik kannabinoidi yere attığının görüldüğü olayda, ihbar içeriğinde sanığın eşgal bilgileri verilmiş olması, sentetik kannabinoidin ele geçiriliş şekli ve miktarı itibariyle kişisel kullanım sınırının üstünde olması, sanığın aşamalardaki çelişkili beyanları, tutanak mümzi tanıklarının sanığın ikamet kapısı önünde yakalandığı ve bu sırada elindeki poşeti yere attığına dair anlatımları, ele geçen sentetik kannabinoidin sanığa ait olduğuna dair ikrarı, kastının yoğunluğu, sanıktan ele geçen suça konu uyuşturucunun miktarı, suç konusunun önem ve değeri kriterleri birlikte dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, temel cezanın alt sınırdan fazlaca uzaklaşılmayı gerektirir bir durum olmadığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddelerinde öngörülen orantılılık ilkesi gereğince ceza belirlenmesi gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delilerinin değerlendirilmesine ve temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2021/1659 Esas, 2021/1636 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.