YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15494
KARAR NO : 2023/2784
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Olası kastla öldürme
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2014 tarihli ve 2013/38 Esas, 2014/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2014 tarihli ve 2013/38 Esas, 2014/103 Karar sayılı kararının katılan … vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 23.05.2016 tarihli ve 2015/3497 Esas, 2016/2614 Karar sayılı kararı ile; ”sanık hakkında olası kastla öldürme suçunun sübuta ermesi nedeniyle mahkumiyeti yerine yazılı şekilde yetersiz gerekçeyle beraatine karar verilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2017 tarihli ve 2016/125 Esas, 2017/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2017 tarihli ve 2016/125 Esas, 2017/41 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 26.01.2021 tarihli 2018/4073 Esas, 2021/368 Karar sayılı ilamı ile ”sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi” nedeniyle bozulmasına oy çokluğu ile karar verilmiştir.
5. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/250 Esas, 2021/569 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 12.12.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi; Sübuta, beraat hükmünün hukuka aykırılık oluşturduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. “…” ve “…” aileleri arasında arazi anlaşmazlığı nedeniyle önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü dosya kapsamında hakkındaki beraat hükmü kesinleşen Siahmet’in kendisine ait olduğunu düşündüğü arsanın sınırlarının belirlenmesi için kadastro memuru getirerek ölçüm yaptırdığı esnada iki aile arasındaki tartışmanın yeniden alevlendiği, … ailesinden …’in arabuluculuk yapması için maktulü olay yerine çağırması üzerine suç yerine gelen maktulün taraflara engel olmak istediği sırada kafasına aldığı darbe sonucu hayatını kaybettiği, sanığın aşamalarda istikrarlı şekilde üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, sanık hakkında tanıkların aşamalarda çelişkili beyanları dışında mahkumiyetine yeter nitelikte delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmiştir.
2. Sanık savunmaları, tanık beyanları, 04.09.2012 tarihli olay tutanağı, 12.09.2012 tarihli görgü tespit tutanağı ve basit olay yeri krokisi, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 10.10.2012 tarihli otopsi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
Cumhuriyet Savcısının Sübuta ve Delillerin Hatalı Değerlendirildiğine Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği de nazara alınarak sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca, elde edilen delillerin mahkumiyetine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/250 Esas, 2021/569 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; … ve … aileleri arasında arazi paylaşımı ve arsalardan birine ev yapımı hususunda anlaşmazlık bulunduğu ve bu nedenle zaman zaman tartışmaların yaşandığı, olay gününden önce sanıklardan …’ın kendisine ait olduğunu düşündüğü arsaya ev yaptırmak için arazi sınırlarını belirlemek üzere kadastro memurlarını getirerek ölçüm yaptırdığı,
sanıklardan …’in bu nedenle …’le tartıştığı, tartışmaya diğer aile fertlerinin de katılması üzerine sanıklardan …’in maktul …’yı aracı olması için çağırdığı, kavga esnasında maktul …’nın tarafları ayırmak için araya girdiği esnada başına aldığı darbe nedeniyle hayatını kaybettiği anlaşılan olayda; katılanlar …, … ve taraflarla herhangi bir husumeti bulunmayan tanık …’nın aşamalardaki istikrarlı beyanlarında sanık …’ın diğer sanık …’e vurmak isterken maktulün araya girmesi nedeniyle elindeki kalas ile maktulün kafasına denk gelecek şekilde vurduğunu beyan etmeleri karşısında sanığın olası kast altında öldürme suçunu işlediği sübuta ermesi nedeniyle, katılanlar ve tanıkların yargılamanın sonraki aşamalarında beyanlarını değiştirdikleri ancak bu beyanların olayın oluş şekline uygun olmadığı, değişen beyanlara değil, olaydan hemen sonra verdikleri beyanlara itibar edilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşlerine katılmıyoruz.