YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1781
KARAR NO : 2022/12394
KARAR TARİHİ : 17.10.2022
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın reddine ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; istinaf isteminin vekalet ücreti yönünden kabulüne ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; müvekkili kurumla davalılardan …. Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin yetkili kişisi … arasında, IPARD fonlarından yararlanmak üzere sözleşme imzalandığını, faydalanıcı şirket ile müvekkili Kurum arasında 25/07/2014 tarihinde imzalanan sözleşme ve yapılan zeyilnamelere istinaden 2. Ödeme Talep Paketi (ÖTP) teslim tarihinin 15/11/2016 olarak ertelendiğini, müvekkili Kurum tarafından faydalanıcı . … Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ne sözleşme çerçevesinde ödenmiş 710.471,90TL’nin 6183 sayılı Amme Alacakları Usulü Hakkında Kanun uyarınca geri alımına ilişkin 26/01/2017 tarihli geri alım kararı verilerek geri alım işlemlerine başlandığını, şirket aleyhine 6183 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yasal takip başlatıldığını, bildirilen mal beyanında herhangi bir varlığının olmadığını beyan ettiğini, bunun üzerine şirketin yetkili müdürü ve %75 hissedarı olan davalı …’a 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca adına düzenlenen ödeme emrinin 10/06/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı … ‘ın da müvekkili Kuruma mal beyanında bulunduğunu, üzerine kayıtlı 1 adet gayrimenkul bulunduğu; bu gayrimenkulün üzerinde de davalı … adına yapılmış 1 adet ipotek kaydının tespit edildiğini, söz konusu ipotek kaydına istinaden Gülşehir İcra Dairesi’nin 2016/111E. sayılı dosyasında 30/04/2018 tarihinde dava konusu taşınmazın satış işlemlerinin gerçekleştirildiğini, söz konusu taşınmazın diğer davalı … Sert’in alacağına mahsuben 309,502,00TL ile davalıya ihale edildiğini, ancak davalının taşınmazını Kurumla sözleşme imzaladıktan sonra ipotek vermesinin kötü niyet ve muvazaanın varlığını gösterdiğini, dava konusu taşınmazın ipotek ve ardından gerçekleştirilen satış işlemlerinin Kurum alacağının tahsiline engel olduğunu beyan ederek, dava konusu taşınmazın üzerindeki 27/03/2015 tarihli ipoteğin ve 30/04/2018 tarihli satışın alacak miktarı kadar iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; müvekkili davalı …’un, … Tarım Hayvancılık Çiftlik Ekipmanları adlı şirketinin, diğer davalı ile davacı arasında yapılan sözleşme uyarınca, davalı şahıs tarafından Nevşehir İli … İlçesi … Köyünde kurulacak tarımsal işletme, tesis ve çiftliğin yüklenicisi-tedarikçisi olduğunu, taraflar arasında tanzim edilen 2 adet Makine Ekipman Alımı Tedarik Sözleşmesi ve 4 adet Çiftlik Ekipmanları Alımına İlişkin Satın Alma Sözleşmesi uyarınca davalı … ’a ait … Çiftlik Ekipmanları ve aynı zamanda dava dışı şirkete ait … Süt çiftlik ekipmanlarının müvekkili davalı … tarafından tedarik edildiğini ve işletmelerin kurulduğunu, iş ve malzeme bedelinin ise dava konusu ipotek ile güvence altına alındığını, ipotek alacağının gerçek olduğunu ve muvazaalı bir durum bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalıların kötü niyetli olduğuna ve her iki davalının arasında muvazaa olduğuna dair dosyaya davacı tarafça herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, yine davalı …’un, diğer davalı …’ın mali durumunu ve alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastıyla hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olmaması ve davacının, davalılar arasındaki muvazaayı ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesince, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168. maddesinde değişiklik yapan 5904 sayılı Yasanın 35. maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmünü içermekte olup, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de maktu hesaplanması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.2020 gün ve 2019/17 E. 2020/59 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının ilk derece Mahkemesine, dairemiz karar örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, 17/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.