YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1926
KARAR NO : 2023/5073
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10 ve 35 … maddelerinde yer alan düzenlemeler uyarınca; öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılması, önceki adresine tebliğ yapılamaz ise bu defa sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılması, MERNİS adresinin tespiti halinde 7201 sayılı Kanun’un 21 … maddesine göre tebliğ yapılması, MERNİS adresinin olmadığının tespiti hâlinde ise bu duruma ilişkin kayıt dosya içerisine alındıktan sonra, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun’un 35 … maddesine göre tebligat yapılması gerektiği gözetildiğinde; somut olayda sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin tebligatın, sorgusunda bildirdiği ve aynı zamanda eski MERNİS adresi olan adresinden tebliğ edilemeden iade gelmesi üzerine, adres araştırması yapılmaksızın doğrudan 7201 sayılı Kanun’un 35 … maddesine göre tebliğ yapılması usulsüz olup sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2013 tarihli ve 2011/706 Esas, 2013/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2013 tarihli ve 2011/706 Esas, 2013/310 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.04.2017 tarihli ve 2015/2099 Esas, 2017/8710 Karar sayılı kararı ile “Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ve 2017/414 Esas, 2017/711 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nici maddesinin birici fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, gerekçeli karar tebligatı yapıldığı tarihte, tebligat yapılan adresin MERNİS adresi olmadığına, bu nedenle yapılan tebligatın usulsüz olduğuna, Yargıtay bozması lehine olmasına rağmen savunmasının alınmadığına, uzlaşma teklifinin kendisine tebliğ edilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Günlük kiralık daire arayan katılanın, internet üzerinde bulduğu ilanda belirtilen telefon numarası ile görüştüğü ve daha sonra Ankara’ya gelerek telefonla görüştüğü şahısla yüz yüze görüşerek kira bedeli olarak 120,00 TL verip kiralamak istediği dairenin anahtarlarını aldığı, verilen adrese gittiğinde anahtarların kapıyı açmaması üzerine dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olduğu olayda sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmiştir.
3. Katılan, 15.10.2011 tarihli tutanakla daire kiralama bahanesiyle kendisinden para alan şahsın sanık olduğunu fotoğraf üzerinden teşhis etmiştir.
4. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdii edildiği, katılanın kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
5. Mahkemece, sanığın ikrarı, katılanın değişmeyen samimi anlatımları karşısında, kendisi ile ilgisi olmayan evle ilgili internete kiralık ilanı veren sanığın, katılan ile Ankara’da buluşup 120,00 TL parasını aldıktan sonra evin anahtarlarıymış gibi verdiği iki tane sahte anahtarla şikâyetçiyi dolandırdığı sabit kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli kararda suç tarihi 04.06.2011 gösterilmiş ise de, suç tarihinin sanığın menfaat temin ettiği tarih olan 03.06.2011 olduğu belirlenerek ve ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 27.10.2017 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 10.11.2017 tarihine kadar 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmi birinci ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre, katılan vekilinin uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmakla, sanığın uzlaşma prosedürünün usulsüz olduğuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ve 2017/414 Esas, 2017/711 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.