YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2209
KARAR NO : 2022/12409
KARAR TARİHİ : 18.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Av…. tarafından, davalı … aleyhine 05/03/2015 gününde verilen dilekçe ile muarazanın meni istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen 03/12/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, 6360 sayılı Kanun’un 1/1. maddesi gereği Aydın Belediyesinin büyükşehir belediyesi statüsü kazandığını, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 7 ve 27. maddesi gereğince Aydın Büyükşehir Belediye Meclisinin kararı ile büyükşehir belediye sınırları içerisinde bulunan alanların büyükşehir belediyesince yürütülmesine karar verildiğini, Nazilli Belediye Başkanlığının 25 adet otobüs durağı reklam panosu ile 25 adet ışıklı raket kiralaması devrine olumsuz cevap verdiğini ve devir işlemini gerçekleştirmediğini belirterek muarazanın meni ile alanların davacıya aidiyetinin tespiti ve teslimini istemiştir.
Davalı vekili, Nazilli Belediye Başkanlığının 6360 sayılı Kanun ile tüzel kişiliği kaldırılan bir belediye olmadığını, bu sebeple sahip olduğu her türlü malvarlığını büyükşehir belediyesine devretmek zorunda olmadığını, Büyükşehir Belediye Meclisince alınan kararın davalı … Belediyesini bağlamayacağını, davaya konu 25 adet ışıklı raket ve 25 adet otobüs durağı reklam panolarının Nazilli Belediye Encümeninin 21/11/2005 tarihli ve 5/699 sayılı kararı ile 31/11/2008 tarihine kadar kiralandığını, sözleşmenin 31/12/2017 tarihine kadar yenilendiğini, Nazilli Belediye Encümeninin kiralamaya ilişkin son kararına karşı davacı tarafından idari yargıya gidilmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dava, muarazanın meni istemine ilişkindir.
Mahkemece, tarafların 3533 sayılı Kanun’un 1. maddesi kapsamında kurumlar olduğu, dava konusu uyuşmazlığa bakma yetkisinin hakeme ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle davanın reddine dair verilen ilk kararın, Dairemizin 18/06/2015 gün, 2015/7499 E – 2015/8212 K sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, onama ilamı sonrasında dosyanın Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesince hakem sıfatıyla yargılama yapıldığı ve davalının eylemlerinin haksız eylem niteliğinde olmayıp idari işlem ve eylem niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın hakem sıfatı ile yapılacak yargılamada ele alınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizden sadır olan 18/06/2015 gün, 2015/7499 E- 2015/8212 K sayılı onama ilamı ile uyuşmazlığın hakem sıfatıyla görülmesi gerektiği hususu kesinleşmiş olmakla, uyuşmazlığa bu şekilde bakılıp yine hakem sıfatıyla uyuşmazlığın çözümü gerekmektedir. Öte yandan, mahkemece hakem sıfatıyla esasa kaydı yapılan dosyanın hakem sıfatıyla görülemeyeceği gerekçelendirilerek hüküm kurulması, kesinleşmiş hususların ihlali anlamına gelmektedir. Şu durumda mahkemece, uyuşmazlığının esasının hakem sıfatıyla çözülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.