Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25556 E. 2022/12464 K. 18.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25556
KARAR NO : 2022/12464
KARAR TARİHİ : 18.10.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasında yerel mahkemece verilen karara karşı, davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi’ne yapılan istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nce verilen 16/09/2021 gün ve 2020/843 Esas-2021/1291 Karar sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenilmekle, dosyadaki kağıtlar okundu gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili; 03/06/2019 tarihinde davalının maliki ve kullanıcısı olduğu traktörün davalı tarafından hareket ettirilmesi nedeniyle davacının başının üstteki kalasa çarpması şeklinde gerçekleşen kaza neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, Tekirdağ Devlet Hastanesi raporuna göre tüm vücut fonksiyonlarında %42 oranında kaybın mevcut olduğunu beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, 1.587,80 TL tedavi giderleri ile tedavi süresince çalışamadığı 10 aylık süre ile ilgili gelir kaybı olarak 5.250,00 TL ve sürekli işgörmezlik durumu nedeniyle 40.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere fazlası ve dava hakları saklı kalmak üzere toplam 46.837,00 TL maddi tazminat ile gerek kaza, gerekse geçirdiği ameliyatlar nedeniyle çektiği elem ve acı nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 06/12/2019 havale tarihli ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesinde 40.000,00 TL olarak belirttiği sürekli işgörmezlik tazminatını 215.326,00 TL daha arttırmak sureti ile 255.326,71 TL ‘ye yükselterek 262.164,51 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin yerinde bulunmayan zamanaşımı defi vs. itirazlarının reddine, davacının geçici iş göremezlik dönemine ilişkin maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 4.732,82 TL tazminatın olay tarihi olan 03.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 467,18 TL’lik talebin reddine, davacının sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin maddi tazminat davasının kabulü ile, 255.326,71 TL tazminatın olay tarihi olan 03/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının tedavi masraflarına ilişkin maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 746,07 TL tazminatın olay tarihi olan 03.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 841,73 TL talebin reddine, davacının manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL’lik talebinin reddine, karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi tarafından, Tekirdağ 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/548 esas, 2019/404 karar sayılı ve 17/12/2019 günlü kararının kaldırılmasına, (HMK’nın 353/1-b/2.maddesi) davacının geçici iş göremezlik dönemine ilişkin maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 4.732,82 TL tazminatın olay tarihi olan 03.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 467,18 TL’lik talebin reddine, davacının sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 40.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 03/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ıslahla arttırılan sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının tedavi masraflarına ilişkin maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 746,07 TL tazminatın olay tarihi olan 03.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 841,73 TL talebin reddine, davacının manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL’lik talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan 29.09.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda, davacının %17.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, kişideki görme azlığına neden olacak nörolojik ve oftalmolojik muayene bulgusu tespit edilemediğinden görme azlığı ile ilgili maluliyet tayini yapılamadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden 18 aya kadar uzayabileceği , belirtilmiştir. Davalı vekilinin itirazı üzerine alınan 04.07.2018 tarihli, ATK 2. İhtisas Üst Kurulu raporu ile, Balthazard formülünün kişinin birden fazla arızası olduğu hallerde arıza oranlarını toplamak için kullanılan ara formül olduğu, yani maluliyetini yansıtmadığı, kişinin gerçek maluliyetinin olay tarihli yaşına göre hesaplama yöntemi olan E cetvelindeki karşılığının %48.2 olduğu, belirtilmiş, mahkemece %48,2 maluliyet oranına göre zararın hesaplandığı 23.10.2019 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. 29.09.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporuna davacı vekilinin itirazı bulunmadığı halde, davalı vekilinin itirazı neticesinde alınan 04.07.2018 tarihli daha yüksek maluliyet oranının belirlendiği ATK 2. İhtisas Üst Kurulu raporuna itibar edilerek zararın hesaplanması doğru olmamıştır. Mahkemece davacı tarafça itiraza uğramayan 29.09.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ile belirlenen maluliyet oranına göre maddi zarar hesabı yapılması gerekirken, davalı lehine kazanılmış hak ihlal edilerek karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenler ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 18.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.