Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20330 E. 2023/5081 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20330
KARAR NO : 2023/5081
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : … meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2015 tarihli ve 2014/135 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c.Sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar müdafii tarafından, sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu, sanıklar hakkında lehe hükümlerin uygulanmasının gerektiği belirtilerek hükümler temyiz edilmiştir.
2. Katılan vekili tarafından, sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkumiyet hükümlerinin ise alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerekirken alt sınırdan verilmesinin yasaya aykırı olduğu belirtilerek hükümler temyiz edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … Yoğurt İth. İhr. Petrol Nak. San.Tic. Ltd Şti yetkililerinin sanıklar … ve … olduğu, sanık …’ın da sanık … ile kardeş olduğu, sanık …’ın borçlusu … Yoğurt İth. İhr. Petrol Nak. San.Tic. Ltd Şti olan 15.036,00TL bedelli bonoyu düzenleyip şirket adına imzalayarak katılanın yetkilisi olduğu şirketten almış olduğu mal karşılığında verdiği, borcun zamanında ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine sanıklar Şıhmüslüm ve …’ın imzaların kendilerine ait olmadığını belirterek itiraz ettikleri, bu suretle sanıkların iştirak halinde resmi belgede sahtecilik ve … meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.
2. Sanıklar atılı suçu işlemediklerine ilişkin savunmada bulunmuşlardır.
3. Mahkeme gözleminde; suça konu bononun unsurlarının tam olduğu ve icra takibine konu edildiği tespit edilmiştir.
4. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;sanıklar Şıhmüslüm ve …’in bu alışverişten haberdar olmadıkları yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği, sanıkların borçlu olduklarını bildikleri halde takibe itiraz etmeleri ve gerçekte yasal yetkisi bulunmayan sanık … tarafından bononun imzalandığını bilmelerine rağmen imza inkarında bulunmaları hususları birlikte göz önüne alındığında, her üç sanığın da dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerinin kabulünün gerektiği, her ne kadar iddianamede sanıkların eylemleri … meslek mensubunun dolandırıcılığı olarak gösterilmiş ise de, eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılığı suçunu oluşturduğu, bononun sanık … tarafından en başta yetkili olmadığı halde düzenlenmesi eylemine diğer sanıklar Şıhmüslüm ve …’in katıldığının kanıtlanamadığı, …’ın ise yasal yetkisi bulunmadığını bilerek şirket adına bono düzenleyip verdiği, bu şekilde sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu ve sanık …’ın resmi belgede sahtecilik suçunu işlemiş oldukları kanaatiyle temyize konu hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri ile Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Sanık …’ın yetkisi olmadığı halde şirket yetkilisi gibi hareket ederek şirket adına suça konu bonoyu düzenlediğine dair sanık …’ın ikrarı, diğer sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyanları, suç konusu malların sanıklara ait şirkete gönderildiğine ilişkin faturlaralar ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde sanıklar hakkında tebliğnamedeki bozma isteyen görüşlere iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi ile gerekçeli karar başlığında … meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı şeklinde yanlış yazılan suç adının, tacir veya şirket yöneticisi olan kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B.Sanıklar … ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar Şıhmüslüm ve …’ın … Yoğurt İth. İhr. Petrol Nak. San.Tic. Ltd Şti’nin ortakları oldukları, imza yetkisinin ise sanık …’de bulunduğu, sanık …’ın ise sanık …’ün kardeş ve sanık …’in eşi olduğu, sanık …’ın borçlusu … Yoğurt İth. İhr. Petrol Nak. San.Tic. Ltd Şti olan 15.036,00TL bedelli bonoyu düzenleyip, şirket adına hareket etme yetkisi bulunmadığı halde imzalayarak katılanın yetkili olduğu şirketten almış olduğu malzeme karşılığında verdiği, borcun zamanında ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine sanıklar Şıhmüslüm ve …’in imzaların kendilerine ait olmadığını belirterek itiraz ettikleri iddia olunan olayda; her ne kadar sanıklar suçtan kurtulmaya yönelik beyanda bulunmuş olsalar da katılan tarafından gönderilen malzemelerin sanıklara ait şirkette kullanıldığı, sanıkların şirket tarafından kullanılan malzemelerden haberlerinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanık tarafından bonoya şirket kaşesi vurularak ticari alışverişin gerçekleştirildiği anlaşılmakla; sanıkların diğer sanık … ile fikir ve eylem birliği içerisinde resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri sabit olduğu halde mahkumiyetleri yerine beraatlerine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri ile Sanık … Aslah Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2015 tarihli ve 2014/135 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar … ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2015 tarihli ve 2014/135 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2023 tarihinde karar verildi.