YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5703
KARAR NO : 2022/12480
KARAR TARİHİ : 18.10.2022
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 24/10/2007 tarihi itibariyle davalının maliki olduğu ve müvekkil şirket tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karşı araca çarpması neticesi zarar gören araç için 12/02/2008 tarihinde 4.000,00 TL tazminat ödendiğini, kaza esnasında sigortalı araç sürücünün alkollü olması ve kazanın alkolün etkisiyle gerçekleşmesi nedeniyle sigorta sözleşmesine aykırılık teşkil eden bu durum nedeniyle tazminatın rucuen tahsili için Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4316 sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptali ile alacağın tahsiline, davalının %40’tan aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/343 Esas-2009/1709 Karar sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkili şirkete sigortalı … plakalı aracın 24/102007 günü … plakalı araca çarpması nedeniyle meydana gelen kaza sonucu araç içinde bulunan ve yaralanan …’ya SGK tarafından 637,00 TL işgöremezlik ödeneği 1.607,81 TL sağlık yardımı olmak üzere toplam 2.307,81 TL ödendiğini, ödenen bu tazminatın Beyoğlu 2.İcra Müdürlüğü’nün 2008/25331 sayılı dosyası ile şirketlerine rücu edildiğini, kazanın sigortalı sürücünün alkollü olmasının etkisiyle gerçekleştiğini, bu nedenlerle toplam 2.889,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalı araç sürücüsünden tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/343 Esas-2009/1709 Karar sayılı dava dosyasında, davacının davasının kabulü ile 2.889,00 TL’nin ödeme tarihi olan 05/02/2009 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl dava dosyasında, davanın kabulü ile; Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2316 sayılı dosyasında vaki davalının itirazının iptali ile takibin 4.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 2019/5473 E.-2020/4169 K. sayılı ilamı ile “Dava konusu trafik kazası ile ilgili, Eyüp İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan tahkikatla ilgili belgeler ile tarafların ellerinde bulundurdukları belgeler de istenilerek, sonucuna göre dava açılmışsa ceza dosyasının, açılmamışsa ceza soruşturma evrakı ile takipsizlik kararının araştırılıp, bulundukları yerden getirtilerek, dosya arasına konulması, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine” karar verilmiş, Kapatılan Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/23960 soruşturma 2007/9591 Karar numaralı dosyasının da aralarında bulunduğu 26/01/2018 tarih ve 2018/1105 muh. sayılı imha kararı, dosyaya sunulmuştur.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 18/03/2021 tarih ve 2020/9716 Esas-2021/2975 Karar sayılı ilamında özetle; “Somut olayda Nörolog Bilirkişi Dr. … vermiş olduğu 02/08/2012 tarihli raporunda; dosyadaki mevcut yetersiz hukuki ve tıbbi bulgular nedeniyle davalı …’ un münhasıran aldığı alkolün etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybederek kazaya sebebiyet verdiğini söylemenin mümkün olmadığını, daha fazla hukuki ve tıbbı veriye ihtiyaç duyulduğunu, bildirmiş, Mahkemece yapılan yargılamaya, tanık beyanlarına, bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde davalının sürücüsü olduğu … plakalı araçla, duran … plakalı araca alkollü vaziyette çarptığı ve kazada dava dışı …’nın yaralandığı, tarafların sıcağı sıcağına verdikleri polisteki ifadelerinde, aracı davalının kullandığı ve alkollü olduğunu söyledikleri, olayda davalının %100 kusurlu olduğu, aracı davalının alkollü olarak kullandığı kanaatine varıldığından davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda Mahkemece, yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ve hukuki olgulara göre, Nöroloji Uzmanı, Sigorta Uzmanı ve Makine Mühendisi’nden oluşan üçlü bilirkişi heyetinden, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve başka unsurların da kazanın meydana gelmesinde etkili olup olmadığının tespiti ile dosyada mevcut 02/08/2012 tarihli rapor da irdelenmek suretiyle ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.” şeklindeki gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sırasında alınan 15/10/2021 tarihli Makine Mühendisi, Nöroloji Uzmanı ve Sigorta Hukuku Uzmanı bilirkişi heyeti raporunda; … plakalı araç sürücüsü …’ un asli ve tam kusurlu (%100 oranda) olduğu, … plaka sayılı araç sürücüsü …’ nın kusursuz olduğu, kaza tespit tutanağına göre polisler kazaya müdahale ettiğinde, sürücü ve yolcu olarak araçta bulunan tanıkların aracı terk etmiş olduklarının anlaşıldığı, bu nedenle araç sürücüsüne alkol ölçümünün yapılmamış olduğunun anlaşıldığı, somut delillerin gerekli olduğu, sigorta şirketinin iddiasının ispata muhtaç olduğu, bu nedenle dava konusu trafik kazasının davalı sürücü …’un münhasıran (salt) alkollü olması nedeniyle meydana gelmediği, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinin ispat edilememiş olduğundan davacı … şirketinin davalıdan rücu hakkının bulunmadığı, şeklinde rapor düzenlenmiş, Mahkemece adı geçen rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna 18/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.