YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11366
KARAR NO : 2017/9333
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 20/03/2014
Suç : Kasten Yaralama, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : 1-Sanık … için; Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçundan Beraat
2-Sanık … için; Kasten Yaralama suçundan Beraat
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık …’ın, kasten yaralama suçundan sanık …’ın beraatine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
1- Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığın atılı suçu işlediğinin kesin somut ve her türlü şüpheden uzak delil ile ispat edilememesi gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, mahalli Cumhuriyet savcısının suçun unsurlarının oluştuğuna, ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” … kullanamayacak kişinin, bu halde … kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde … kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 1,00 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği,
İncelenen dosyada; ikrarı ve dosya kapsamından, 167 promil alkollü olarak … kullandığı tespit edilen sanık …’ın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal olmayan gerekçelerle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup; mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.