Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/1315 E. 2022/14533 K. 14.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1315
KARAR NO : 2022/14533
KARAR TARİHİ : 14.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … Ticaret A.Ş. vd. aleyhine 23/02/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; tedavi gideri ve manevi tazminat istemi bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat isteminin davalılar … Dış Ticaret A.Ş ve … yönünden kısmen kabulüne, Axa Sigorta yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 01/10/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan … Dış Ticaret A.Ş. ve … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, tedavi gideri ve manevi tazminat istemi bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat isteminin davalılar … Dış Ticaret A.Ş. ve … yönünden kısmen kabulüne, Axa Sigorta yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davalılardan … Dış Ticaret AŞ ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24/09/2018 günlü 2016/13965 esas ve 2018/8144 karar sayılı ilamında “22/12/2011 tarihli raporun 2. seçeneğindeki belirleme gözetilmek suretiyle davacının kazancının asgari ücretin makul bir oranda katı olduğunun kabulü ile aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonuca gidilmesi gerektiği, kesinleşen manevi tazminata ilişkin yeniden vekalet ücretine yönelik hüküm kurulmasının doğru olmadığı, sigorta şirketi yönünden ödemenin dava tarihinden sonra olması nedeniyle hakkındaki davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 10/05/2021 tarihli bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak tedavi gideri ve manevi tazminat istemi bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat isteminin davalılar … Dış Ticaret A.Ş. ve … yönünden kısmen kabulüne, 41.967,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalılar … Dış Ticaret A.Ş. ve …’dan tahsiline, Axa Sigorta yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır (6100 sayılı HMK m.114,1/d ).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 50. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 8 ve 28. maddelerine göre her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur (4721 sayılı TMK m. 28/1). Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkân yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğinin tespiti için bir ayrım yapmak gerekir.
Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır; bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya tarafından) devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen yani mirasçıları da ilgilendiren mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler.
Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir (6100 sayılı HMK m. 55).
Öte yandan; yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer (TBK m.43/1, 513/1). Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir.
Somut olayda; davacının yargılama devam ederken 10/03/2014 tarihinde öldüğü, mahkemece mirasçıların tamamının yargılama aşamasında davaya dahil edilmeksizin davaya devam edilip işin esasına girildiği ve yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması gerekir.
Bu durumda mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacının mirasçılık belgesinin getirtilmesi ve mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılması, mirası reddetmeyen mirasçıların mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımının sağlanması, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle taraf teşkili sağlanması ve hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılardan … Dış Ticaret A.Ş ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … Dış Ticaret A.Ş ve …’ya geri verilmesine 14/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.