YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5974
KARAR NO : 2023/4716
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2358 E., 2022/2640 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2018 tarihli ve 2017/335 Esas, 2018/378 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl 7 yıl 15 gün hapis ve 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.07.2019 tarihli ve 2019/1732 Esas, 2019/1849 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulları bulunmadığı, kriminal polis laboratuvarınca alınan tanık numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiği, daha öncesinde Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/393 Esas sayılı dosyası kapsamında karar verilen adli emanetler yönünden mükerrer karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleri ile bu hususlarda hükümde düzeltme yapılmak suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.07.2019 tarihli kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.05.2022 tarihli ve 2022/4604 Esas, 2022/6564 Karar sayılı kararı ile; “5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince bölge adliye mahkemesince, “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup, … sanık … hakkında “5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulları bulunmadığına karar verilerek, söz konusu uygulamanın hüküm fıkrasından çıkarılması,” yönünde karar verilebilmesi için, duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,” nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine
gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/2358 Esas, 2022/2640 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamında yer alan iletişimin tespiti tutanaklarının, fiziki takip ve olay tutanaklarının, uzmanlık raporlarının ve teşhis tutanaklarının içerikleri, hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanık….’nin ve hakkında beraat kararı verilen sanık …’nın beyanları ile sanık …’in aşamalardaki savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, 01.02.2017 tarihinde, sanık …’in, tanık….’ye uyuşturucu madde temin etmek için, kimliği tespit edilemeyen üçüncü kişi ile telefonla irtibat kurup, tanıkla birlikte bu şahısla buluştuğu, fiziki takip tutanağında belirtildiği üzere, kimliği tespit edilemeyen üçüncü kişinin, sanığın ve tanığın bulunduğu araca binip, kısa süre sonra inmesinin ardından, hareket eden aracın, takibi sonucunda, yanında sanık … ve tanık…. bulunduğu halde, park halinde yakalandığı, kimlik tespiti sırasında tanık….’nin arama yapılmaksızın, daralı 0,8 gram eroini teslim ettiği olayda; iletişimin tespiti tutanaklarının ve fiziki takip tutanağının içeriklerinde uyuşturucu madde alışverişine ilişkin yeterli delil bulunmadığı ve tanık….’nin aşamalardaki beyanlarının birbiri ile çeliştiği dikkate alındığında, sanığın 24.03.2017 tarihinde müdafi huzurunda alınan kolluk beyanında, “Tanıkta ele geçen eroini 180,00 TL karşılığında araca binen şahıstan satın alıp, tanığa verdiğini ve satıcı şahıs ile irtibatı kendisinin kurduğunu” beyan etmek suretiyle suçunun ortaya çıkmasını sağladığı; bu haliyle alt sınırdan tespit edilen temel ceza üzerinden suç konusunun eroin olması nedeniyle 1/2 oranında artırım uygulandığı ve sanığın beyanı ile suçunu ortaya çıkarması nedeni ile 1/2 oranında etkin pişmanlık indirimi yapıldığı ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak takdiri indirim yapıldığı; isnat edilen 25.02.2017 tarihli eylemin sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından,
hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/2358 Esas, 2022/2640 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.