YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10321
KARAR NO : 2023/3300
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/823 Esas, 2016/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Kocaeli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/823 Esas, 2016/328 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/15713 Esas, 2020/19911 Karar sayılı kararı ile ” Sanık hakkında müştekiye karşı 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince “basit yaralama”, TCK’nin 151/1. maddesi gereğince ” mala zarar verme” suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinde mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince, kasten yaralama suçunun mala zarar verme suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle tüm suçlar yönünden uzlaştırmanın mümkün olmadığı anlaşılmış ise de; sanığın üzerine atılı TCK’nin 151/1. maddesinde düzenlenen “mala zarar verme” suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, ayrıca sanığın bu suçtan beraat ettiği, bu nedenle CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen basit yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, 13.10.2015 tarihinde öldüğü anlaşılan müşteki …’ın mirasçıları ile sanık arasında uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kocaeli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2021 tarihli ve 2021/500 Esas, 2021/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; hükmün haksız olması ve adil olmaması nedeniyle bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Taraflar arasında alacak meselesinden çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın eylemi sonucu katılan …’ın sol ön kol medialde 1×9 cm, sağ ön kol medialde 1×8 cm, karın sol üst tarafta 1×10 cm sıyrıklar ve sol el dördüncü metakarp tırnak ucunda abrazyon meydana gelecek şekilde yaralandığı, Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 13.10.2015 tarihli adli rapora göre katılandaki yaralanmaların basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olduğu anlaşılmıştır.
2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mahkeme tarafından ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediğinin kabulü ile haksız tahrik hükümlerinin tatbik edildiği ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas, 2002/367 sayılı Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarında kabul edildiği şekilde 5237 sayılı Kanun 29 uncu maddesi birinci fıkrası uyarınca asgari oranda (1/4) indirim yapılması yerine yazılı şekilde yarı oranında (1/2) indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini, sanığın bozma öncesi varolan kazanılmış hakkının korunması ve aleyhe temyiz istemi olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2021 tarihli ve 2021/500 Esas, 2021/9 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.