YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/234
KARAR NO : 2023/5119
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2013/486 Esas, 2014/515 karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından , 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; tanığın beyanlarında geçen … … isimli kişi dinlenmeden eksik araştırma ve inceleme ile verilen beraat hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın yetkilisi olduğu … Züccaciye..Ltd. Şirketinin kullandığı krediye teminat olarak, katılan …ye verdiği suça konu bonodaki borçlu …’ya ait imzanın sahte olduğu bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Sanık suçlamaları kabul etmemiş, suça konu senedi mal verdiği … isimli kişiden aldığını, senet borçlusunu ve lehtarını tanımadığını beyan etmiş, … ile olan ticari ilişkisinin kanıtı olarak …’in oğlu olan … adına düzenlenmiş fatura suretlerini dosyaya ibraz etmiştir.
3. Sanığın suça konu senedi aldığını beyan ettiği … tanık olarak dinlenmiş, suça konu senedi sanığa kendisinin mal karşılığı verdiğini, kendisinin de senette cirosu bulunan … …’den araba alışverişi nedeniyle aldığını, senette kendi adına olan ikinci cironun kendisi tarafından yapıldığını beyan etmiştir.
4. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 29.11.2013 tarihli uzmanlık raporunda suça konu belgenin arka yüzündeki … adına atılı cironun … eli ürünü olduğu, ön yüzdeki yazı ve imzalar ile arka yüzdeki birinci ve ikinci ciro yazı ve imzalarının …, … ve Cem Özen eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiştir.
5. Mahkemece suça konu belge incelenmiş unsurlarının tamam olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kabul edilmiştir.
6. Mahkemece, sanık savunması ve tanık beyanları nazara alınarak atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle her iki suç yönünden beraat hükümleri verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tanık …’in suça konu senedi aldığını beyan ettiği … … isimli şahsın dinlenmesinin sanığın değil tanık …’ın hukuki durumunu etkileyeceği, mahkemece gerçek faillerin tespiti amacıyla Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu gözetilerek katılan vekilinin eksik inceleme nedeniyle bozma isteminin yerinde olmadığı; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça konu senedin krediye teminat olarak kredi sözleşmesinin düzenlendiği 12.03.2008 tarihinde bankaya sunulduğu bu nedenle suç tarihinin 12.03.2008 olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 12.03.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2014 tarihli ve 2013/486 Esas, 2014/515 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2014 tarihli ve 2013/486 Esas, 2014/515 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.