YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16448
KARAR NO : 2023/2335
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/400 E., 2021/1190 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2014 tarihli ve 2014/8 Esas, 2014/182 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (kaçakçılık) suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52, 51 ve 54 üncü maddeleri uyarınca 10 … hapis cezası ve 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, eşya ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
2.Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2014 tarihli ve 2014/8 Esas, 2014/182 Karar sayılı kararının sanık ve katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2016/15470 Esas, 2020/7737 Karar sayılı ilâmıyla; “7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7242 sayılı Kanun) 61 … ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5 … maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olduğu gözetilerek lehe değerlendirme yapılması ” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2020/400 Esas, 2021/1190 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında (kaçakçılık) suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62, 50, 52 ve 54 üncü maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ve 660,00 TL gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşya ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği;
1.Sanık hakkında ele geçen 5000 kg şeker için pek hafif değerlendirmesi yapılarak cezasında indirim yapılmasına,
2.Sanığa alt sınırdan hüküm kurulmasına,
3.Lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesine,
4.Re’sen tespit edilecek nedenler ile hükmün bozulmasına
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın sevk ve idaresindeki aracında usulüne uygun yapılan aramada 5000 kg kaçak şeker ele geçirilmiştir.
2.Sanık toz şekerleri açık kimliğini bilmediği bir şahıstan Yükseova ilçesinden Başkale ilçesine 350,00 TL karşılığında götürmek üzere maddi durumum … olmadığı için kabul ettiğini, toz şekerlerin kaçak olduğunu bilmediğini savunmuştur.
3.Dosyada mevcut 01.10.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre; “Çuvallar üzerinde gıda maddesinin adı, üretici firmanın adı, adresi ve üretildiği yer, parti numarası e seri numarası, üretim izin tarihi ve sicil numarası veya ithalat kontrol belgesi tarihi ve sayısı, orijin ülkesi hakkında herhangi bir ibare bulunmadığını, çuvallar üzerinde farsça yazılardan anlaşılacağı üzere söz konusu gıda maddesinin yabancı menşeli olduğu” bildirilmiştir.
4.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında, eşyanın gümrüklenmiş değerinin 9.517,50 TL olduğu belirlenmiş, bu değerin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre pek hafif olduğu anlaşılmıştır
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğname’de, sanığa suça konu kaçak şekerin gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi hâlinde, cezasında 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken oran bildirilmeyerek ihtar yapılması suretiyle, eksik kovuşturma ile hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de;
Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrasına “Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir” ve 5 … maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği, bu nedenle kovuşturma aşamasında 15.10.2021 tarihinde mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, Tebliğname’nin 1 nolu bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Nakil Aracı Yönünden
Suçta kullanılan sanık adına kayıtlı nakil vasıtasında ele geçirilen eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleştiği dikkate alınarak aracın müsaderesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Re’sen Yapılan İnceleme Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde;
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan … İdaresi lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde C bendinin (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2020/400 Esas, 2021/1190 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükme “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.
(K.K.D.)
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık … hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan … İdaresi vekilinin temyizi üzerine, yerel mahkeminin mahkumiyete ilişkin kararının basit yargılama usulü yönünden de bozulmasına karar verilmesi yerine, sayın çoğunluğun hükmün yazılı gerekçelerle bozulmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Yasanın 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK.nun 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…”
yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye … ise de, CMK.nda yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK.nun 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğu, CMK.nun 251/1. madde ve fıkrasınanın son cümlesine 08.07.2021 tarih ve 7331 sayılı Kanunun 23. maddesiyle “175 … maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz” hükmünün suç tarihinden sonra eklendiği de gözetildiğinde, TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle de bozulmasına karar verilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 14.03.2023