Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/30486 E. 2013/509 K. 17.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/30486
KARAR NO : 2013/509
KARAR TARİHİ : 17.01.2013

Hırsızlık suçundan sanık … hakkında Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2005 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davası sonucunda, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2008 tarih, 2005/614 (E) ve 2011/325 (K) sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 2012/24277 esas, 2012/45533 karar sayılı ilam ile;
”Yokluğunda verilen 28.04.2011 tarihli hükmün sanığa cezaevinde 12.10.2011 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 14.10.2011 tarihli dilekçesi ile hükmü yasal süresi içerisinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/10. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suçun işlendiği 29.04.2005 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE, karar verilip,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2012 gün, 2012/94845 sayılı yazısı ile sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeni ile düşmesine ilişkin dairemiz kararının kaldırılarak sanığa yapılan 01.06.2011 tarihli tebligatın usulüne uygun olması nedeni ile yapılan ikinci tebligatın yok hükmünde olduğu bu sebeple sanığın temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki itirazı üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.07.2012 gün, 457-1077 sayılı kararı ile 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında” Yasanın 99. maddesiyle, 5271 Sayılı Yasanın 308. maddesinde yapılan değişiklik ve 101. maddesiyle, 5320 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 5. madde uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;

T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yokluğunda verilen 28.04.2011 tarihli hükmün sanığa cezaevinde 01.06.2011 tarihinde doğrudan tebliğ edildiği, her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanununun 19. maddesinde ”Mevkuf ve mahkumlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder.” hükmü yer almakta ise de sanığın yokluğunda verilen karardan 01.06.2011 tarihli tebligat ile haberdar olduğu bu suretle usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK. nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 14.10.2011 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi uyarınca istem gibi reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2012 gün, 2012/94845 sayılı yazısı ile sanığın temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi yönündeki itirazının KABULÜNE,
Dairemizin 08.11.2012 gün ve 2012/24277 esas, 2012/45533 karar sayılı düşme kararının KALDIRILMASINA,
Yokluğunda verilen ve 01.06.2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK. nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 14.10.2011 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 17.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.