Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21793 E. 2023/5193 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21793
KARAR NO : 2023/5193
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli ve 2014/106 Esas, 2015/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, dolandırıcılık suçunu işlemediğine, bu olayla ilgili kimseyi tanımadığına, alışveriş yapmadığına ve çek vermediğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … isimli firmanın yetkilisi olduğunu beyan eden sanık …’nun … Pazarlama Ticaret San. ve Ltd. Şti. den 01.11.2011 tarihinde almış olduğu mermer karşılığında keşidecisi … İnşaat San. ve Tic. A.Ş. olan 16.500,00 TL bedelli çeki firmanın müdürü olan katılan …’a verdiği, çekin ibraz edildiğinde çalıntı ve sahte olduğunu anlaşıldığı, katılanın sanığın sahibi olduğu firmaya mal sattığına dair faturaları ibraz ettiği ve bu şekilde sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan … beyanında, … Pazarlama isimli şirketin İstanbul Bölge Müdürü olarak çalıştığını, suça konu çeki satmış oldukları malzeme karşılığında … firmasının yetkilisi olduğunu söyleyen sanık … ve soy ismini bilmediği … isimli şahıstan aldıklarını, sanık …’nun daha önce depoya geldiğini, mermer işiyle uğraştığını ve firmasının isminin … Mermer olduğunu söylediğini, daha önce cüzi miktarda mal satın alıp bu borçlarını ödediği için güvenerek suça konu çek karşılığında mermer sattıklarını, keşideci firmanın sağlam olduğunu öğrenince çeki kabul ettiklerini ifade etmiştir.
3. Çek hesap sahibi … İnşaat San. ve Tic. A.Ş. yetkilisi 10.10.2010 tarihinde iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde suça konu çekin de içinde bulunduğu 21 yaprak boş çek yaprağının çalındığını beyan ederek şikâyetçi olmuştur.
4. Sanık savunmasında özetle, … Mermer isimli mermer dükkanını kiracı olarak işlettiğini, işlerinin kötü gitmesi sebebiyle iki yıl önce kapattığını, suça konu çeki görmediğini ve kimseye böyle bir çek vermediğini, şikâyetçi şirket ile ticaretinin olmadığını, adı geçen kişileri tanımadığını, çekteki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını belirterek suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Suça konu çekin ön ve arka yüzünde bulunan yazıların ve imzaların sanık …’nun eli ürünü olduğuna dair kaligrafik ve grafolojik bulguya rastlanmadığına dair ekspertiz raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
6. Katılan … sanık …’yu kesin bir şekilde teşhis etmiş, alışverişi belgeleyen faturaları ibraz ettiği görülmüştür.
7.Yargılama sonucunda, Mahkeme sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği kabul ederek temyize konu mahkûmiyet kararları vermiştir.

IV. GEREKÇE
1. Olay ve Olgular başlığı altında, belirtilen delliler itibarıyla, her ne kadar sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de, sanığın … isimli mermer dükkanını kendisinin işlettiğini beyan etmesi, katılanın sanığı teşhis etmesi, çekin … Ticaret Kanunu’nda belirtilen zorunlu unsurları taşıması karşısında, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunun kanunî unsurlarının oluştuğu, bu itibarla eylemlerin suç teşkil ettiği anlaşıldığından hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının iki katından az olamayacağı gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından,
4. Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği ve bu hususun, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından,
5. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden,
Bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli ve 2014/106 Esas, 2015/124 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen hususlar dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.