YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21006
KARAR NO : 2023/4897
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/18 E., 2016/53 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına,
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2011 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy (Kapatılan) 13. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.05.2012 tarihli ve 2011/443 Esas, 2012/2249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 05.06.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2014 tarihli ve 2014/153 Esas, 2014/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir. Karar 27.01.2015 tarihinde temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
4. Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2015 tarihli ve 2014/153 Esas, 2014/357 Karar sayılı ek kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ve hükmün infazının durdurulmasına karar verilmiştir.
5. Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.20164 tarihli ve 2015/18 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci dördüncü fıkraları, 57 nci maddesinin birinci ila yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın süresi aynı kalmak koşuluyla tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Sanığın sevk edildiği …Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 26.08.2015 tarihli sağlık kurulu raporunda, sanıkta “Atipik Psikoz” adlı psikiyatrik hastalığın bulunduğu, 13.01.2011 tarihinde işlediği iddia edilen suça ilişkin, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında ifade edilen anlamda fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tam algılayamadığı ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu, dolayısıyla işlediği öne sürülen suça yönelik ceza sorumluluğunun azalmış olduğunun tespiti karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasını gerektirecek biçimde akıl hastası olan sanığa, 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca istemi aranmaksızın müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, ancak sanığın 13.12.2015 tarihli savunmasının “Yasal haklarımı biliyorum müdafi tayin talebim yoktur, bizzat ve hemen savunma yapacağım” şeklindeki beyanı üzerine zorunlu müdafii hazır edilmeden alındığı gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/18 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.