YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/808
KARAR NO : 2022/12674
KARAR TARİHİ : 19.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2016/10959 Esas, 2019/5066 Karar sayılı sayılı bozma ilamında özetle; kaza tarihi itibari ile Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği yürürlükte olup, bilirkişi tarafından ilgili yönetmeliğin mi, yoksa tüzüğün mü rapora esas alındığı açık olmadığından raporun denetime elverişli olmadığı belirtilerek Gaziantep Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından davacının maluliyet durumuna ilişkin kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi ve hükme esas alınan hesap raporunun daire uygulamalarına uygun olmadığı hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece; ilgili bozma ilamına uyulmasına karar verilerek tüm dosya kapsamına göre; kök dosya bakımından, davanın kısmen kabulü ile 38.686,57-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, birleşen Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/2042 esas sayılı dosya bakımından, davanın kabulü ile, 5.111,80 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosya kapsamında davacının maluliyet durumuna ilişkin birden fazla rapor mevcuttur. Davacının maluliyet durumuna ilişkin ATK 3. İhtisas Dairesinden alınan 05.08.2015 tarihli raporda kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet tayinine mahal olmadığı belirtilmiştir. Davacının kaza nedeni ile erektil disfonksiyonu bulunduğu bizzat muayenesinin gerektiği itirazı üzerine Gaziantep Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından rapor alınmış olup 18.02.2016 tarihli raporda davacı bizzat muayene edilerek ürolojik muayenede impotans olduğu görüldüğü %16 oranında maluliyetinin bulunduğu belirlenmiştir. İş bu rapor mahkemece hükme esas alınmış olup Dairenin bozma ilamında belirtildiği üzere hükme esas alınan bu raporda ilgili yönetmeliğin mi, yoksa tüzüğün mü rapora esas alındığı açık olmadığından raporun denetime elverişli bulunmaması sebebi ile karar bozulmuştur.
Bozma ilamı sonrasında davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından Gaziantep Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanılığında görevli heyet tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 22.07.2020 ve 10.03.2021 tarihli raporlarda ise şahısta mevcut erektil disfonksiyonun olayla illiyetinin olmadığı ancak her ne kadar diğer raporlarda maluliyet verilmemiş ise de servikal bölge kırıklarında hem kırık tanısından travmatik disk henrilerinde oran tayini olduğu belirtilerek davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri Yönetmeliğine göre %11.3 oranında maluliyeti bulunduğu belirtilmiştir. Görüldüğü üzere maluliyet raporları arasında çelişki olup çelişki giderilmeden hüküm kurulması isabetli değildir.
Bu durumda mahkemece, davacının kaza nedeni ile maluliyetinin oluşup oluşmadığının anlaşılması amacıyla davacının muayenesi de yapılarak kaza nedeni ile herhangi bir maluliyeti oluşup oluşmadığı ayrıca davacının iddia ettiği erektil disfonksiyon rahatsızlığının kaza ile illiyeti olup olmadığı hususunda ATK 2. İhtisas Kurulundan dosya içerisinde mevcut tüm maluliyet raporlarının irdelendiği kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek rapor aldırılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 19.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.