YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21472
KARAR NO : 2022/12673
KARAR TARİHİ : 19.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/17 Esas 2020/494 Karar sayılı ilamında özetle “mahkemece; çifte sigortadan bahsedilemeyeceği, KTK’nın 95/II. maddesi uyarınca davacının dava hakkı olduğu ve KTK’nın 94. maddesi uyarınca da satış işlemini zorunlu trafik sigortacısına bildirmeyen davalı …’nun sorumlu olduğu ve rücu talebinin sonuçlarına katlanması gerektiği ilke olarak kabul edilmeli ve tüm bu hususlar ZMMSGŞ’nın 4/c maddesi gereğince irdelenerek sonucuna göre karar verilmelidir. O hâlde, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle Direnme kararının bozulmasına” karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece, davanın kabulüne, 33.320,00 TL’nin ödeme tarihi olan 05.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, söz konusu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın bozmaya uygun olmasına, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili talep ettiği tazminata avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece de davacının bu talebi kabul edilerek avans faizine karar verilmiştir. Oysa kazaya neden olan araç hususi olup özel kullanım sırasında kaza gerçekleştiğine göre faiz türü olarak yasal faize karar verilmesi gerekirken, avans faizine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendindeki “avans” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “yasal” ibaresinin yazılarak hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.