Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/14237 E. 2023/1630 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14237
KARAR NO : 2023/1630
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/577 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddeleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin adli tıp raporundaki olay öyküsü ile rapor sonucunun çelişki barındırdığı, mahkemenin sanıkla mağdure arasında husumet bulunup bulunmadığına, mağdurenin özlük dosyasının içeriğine, mağdurenin sanığın oturduğu siteye nasıl girdiğine, dosyadaki mevcut mesajların sanığın dahli olmadan oluşturulup oluşturulamayacağına ilişkin bir araştırma yapmadan eksik araştırmayla hüküm tesis etmesinin hukuka aykırı olduğuna, ayrıca sanık hakkında yetersiz gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi hükümlerinin uygulanmamasının da kanuna aykırı olduğundan bahisle anılan kararların bozulması gerektiğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın mağdurenin okuduğu okulda bir dönem müdürlük yaptığı ve halen aynı okulda Din Kültürü Öğretmeni olarak görev yaptığı, sanığın öğrencisi olan mağdure … ile aralarında yakınlaşma olduğu ve bir süre Whatsapp üzerinden mesajlaştıkları, 2015 yılının temmuz ayında mağdure …’nın sanığın daveti üzerine sanığın evine gittiği, sanığın mağdureye sarıldığı ve öpmeye çalıştığı, mağdurenin buna tepki gösterdiği ve evden ayrıldığı daha sonra yine mağdure ile sanık arasında mesajlaşmanın devam ettiği, ağustos ayı içerisinde mağdurenin yine sanığın tek başına olduğu sırada evine gittiği, bir süre sanık ile mağdurenin sohbet ettikleri daha sonra mağdurenin rızası ile birden fazla kez cinsel ilişkiye girdikleri ve daha sonra mağdurenin evden ayrıldığı, okul açılmadan on gün önce sanığın davet etmesi üzerine mağdurenin yine sanığın evine gittiği ve aynı şekilde sanık ile mağdurenin birden fazla cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra mağdurenin evden ayrıldığı sanık ile olan mesajlarının mağdurenin abisi … tarafından görüldüğü, mağdurenin olayı olduğu gibi abisine anlattığı abisinin inanmaması üzerine mağdurenin sanığa buluşma teklif ettiği bu yönde mesajlaştığı buluşma yerini de abisine söylediği, sanık ile mağdurenin araba içerisindeyken mağdurenin abisi tarafından yakalandıkları anlaşılmış olup; Adli Tıp Kurumu raporu, whatsapp görüşmeleri, mağdurenin oluşa uygun beyanları dikkate alındığında, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği, bu şekilde sanığın üzerine atılı reşit olmayanla cinsel ilişki ve kanuni temsilcisinin rızası dışında evi terk eden çocuğun alıkonulması suçlarını işlediğinin sabit olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.

B. Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın gerçekleştiği tarihlerde on beş yaşını tamamlamış olan mağdurenin cebir, tehdit veya hile olmaksızın sanığın ikametine geçici olarak gidip, bir süre sonra da evden ayrıldığının anlaşılması karşısında, somut olayda mağdurenin evi veya bulunduğu yeri terk etmesi söz konusu olmadığından 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki eylemin ancak sürekli olarak evi veya bulunduğu yeri terk etmekle oluşabileceği nazara alındığında suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/577 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/577 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.