YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26169
KARAR NO : 2022/12686
KARAR TARİHİ : 20.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve … aleyhine 26.06.2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı … yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, maddi tazminat ve nafaka talebinin reddine, diğer davalı … yönünden davanın reddine dair verilen 21.01.2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … ile 17.12.2002 tarihinde evlendiğini, davalılardan …’ın …’ın annesi, diğer davalı …’ın ise kardeşi olduğunu, davalılar tarafından kız isteme merasimi sırasında ve sonrasında dava dışı eşinin kısıtlı olduğunun ve vesayet altında olduğunun gizlendiğini, fakat davalı … tarafından evliliğin üzerinden uzun zaman geçmiş olmasına rağmen dava dışı eşinin kısıtlı olduğu ve evliliğin geçerli olmadığı gerekçesiyle Simav Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/11 esas sayılı dava dosyasında evliliğin iptalinin sağlandığını ve iptal edilen bir evlilik yapmalarında davalıların kusurlu olduğunu belirterek, uğradığı maddi ve manevi zararının giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacı ile eski eşi …’ın 17.12.2002 tarihinde evlendikleri, … vasisi … vekili tarafından açılan dava neticesinde Simav Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/11 Esas ve 2013/455 Karar sayılı ilamı ile evliliğin iptaline karar verildiği ve verilen kararın 17.06.2014 tarihinde kesinleştiği, gerek tanık beyanları, gerekse Simav Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/11 Esas ve 2013/455 Karar sayılı ilamı ile davalı …’ın …’ın akıl hastası olduğunu bildiği halde bunu davacıdan gizleyip evliliği sağladığı, sonra da davacıya kötü muamelede bulunduğu, en son da şiddet uygulamak suretiyle babasının evine gönderdiğinin sabit olduğu, davalı …’ın bu eylemleri ile davacının kişilik haklarını ihlal ettiği ve diğer davalı …’ın davacının evlilik yaptığı dönemde …’ın kardeşi olup evlendirme yetkisi ve hakkı olmadığı gerekçesiyle davalı … yönünden davanın reddine, davalı … yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacının maddi tazminat ve nafaka talebinin ise şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile nafaka istemine ilişkindir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-) Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TBK 58. maddesi (818 sayılı BK 49. maddesi) hükmüne göre, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hâkim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Çünkü Kanun’un takdir hakkı verdiği hususlarda hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan olayda; olayların gelişim şekli, tarafların konumu ve özellikle dava konusu eylemin gerçekleşmesinde kastın yoğunluğu ile yukarıdaki ilkeler dikkate alındığında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalıların tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 410,38 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 20.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.